Blogger tarafından desteklenmektedir.

Kişisel Blog

Blog İpuçları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Blog İpuçları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2013 Pazartesi

Bloggerlar İçin Zaman Yönetimi

Hiç yorum yok :

Google profilimi dikkatli incelediyseniz “Hayatta övündüğünüz şeyler” sorusuna verdiğim
cevabı fark etmişsinizdir. Oraya da yazdığım gibi 1 günü 24 saate sığdırabilmek benim için gerçekten övünülecek bir şey. Hatta o cevabı yazdığımda Blog Hocam’ı yeni açmıştım ve evli değildim. Artık sorumluluklarım ve 1 güne sığdırmam gerekenler çok daha fazla.

 

İster öğrenci olsun ister çalışan, ister evli olsun ister bekar farketmez her blog yazarının benim gibi zaman problemi yaşadığını düşünüyorum. Bu yüzden zamanımızı akılcı kullanarak iş, aile ve sosyal hayatımızı aksatmadan blogumuza da vakit ayırabilmeliyiz. Bunun yolu da zamanı doğru yönetmekten geçer.

Zaman yönetimi konusunda hem kendim hem de diğer blog yazarları için epey araştırma yaptım. Onlarca akademisyen ve profesyonelin zaman yönetmiyle ilgili makale ve sunumlarını okudum. Onlardan öğrendklerimi kendi deneyimlerimle harmanlayarak zaman yönetmiyle ilgili faydalı olacak önerilerde bulunmak istiyorum.

zaman yönetimi

1. Blogunuz İçin Net Hedefler Belirleyin

Hedef belirlemek yanlış şeylerle ilgilenerek zamanı boşa harcamanızı engelleyebilir. Örneğin kendinize hedef olarak haftada 3 yazı yazmayı koyarsanız, hedefiniz olan 3 yazıyı yazmadan blog tasarımıyla uğraşmazsınız. Yani zamanı öncelikleriniz için ayırırsınız.

2. Yazılarınızı Planlayın

Zamanı iyi yöntemek için planlı ve programlı hareket etmek şarttır. Bu yüzden mutlaka br içerik takvimi kullanmanızı öneriyorum. Yazdığınız veya yazmayı düşündüğünüz yazıları takvimde yayınlanacak güne koyun ve takvime daime sadık kalın.

3. Dikkatinizi Dağıtan Şeylerden Uzak Durun

Blogunuza ayırdığınız zamanın çoğunu yazı yazmaya harcıyorsunuz sanırım. Araştırma, yazma, düzenle gibi işlemler bazen saater sürebiliyor. Bu süreyi optimize etmek için yazı yazarken dikkatinizi dağıtan ve sizi oyalayan şeylerden uzak durun. Örneğin sosyal ağlarınızı veya anlık meajlaşma programlarınızı, televizyonunuzu hatta cep telefonunuzu bile o an için kapatbilirsiniz.

4. Aynı Anda Tek Bir İşe Odaklanın

Zamanı verimli kullanmamızı engellleyen en önemli sorunlardan biri “multi tasking” yani aynı anda birden fazla işe odaklanmaya çalışmak. Bir işi kusursuz yapabileceğiniz bir zamanda iki işi yarım yamalak yapmak istemiyorsanız bundan kaçının.

5. Rutinleriniz Olsun

Rutin kelimesi sıkıcılığı çağrıştıran bir kelime olsa da söz konusu zaman yönetimi olduğunda size büyük avantajlar sağlayabiliyor. “Her hafta Pazar günü 3 saatimi içerik oluşturmaya ayırırım”, “ yazı yazarken belli yazı şablonlarını kullanırım” gibi rutinler bir işi daha kısa sürede yapmanızı sağlayacaktır.

6. Blog Yazdığınız Yerde Organize Olun

Blog yazılarınızı yazdığınız ortamın ne kadar önemli olduğunu hiç dşündünüz mü? Kendimden örnek vereyim; evde sessiz ve tek başıma olduğum bir ortamda 1 saatte oluşturabileceğim bir içeriği ofiste telefonlar, ziyaretçiler, işler derken 4-5 saatte oluşturuyorum. Bu yüzden herşeyin elinizin altında olduğu, rahatsız edilmediğiniz bir ortamda blog yazmak, vaktinizi daha verimli kullanmanıza yol açacaktır.

7. “Hayır” Demeyi Öğrenin

Eminim çoğunuz hergün gerek sosyal medya hesaplarınız gerek de e-posta ile onlarca mesaj alıyorsunuzdur. Bunlar arasında sizden türlü rica ve isteklerde bulunanlar oluyordur. Eğer blogunuza ayırdığınız kısıtlı vakti en iyi şekilde değerlendirmek istiyorsanız, bu mesajların bir kısmına kibarca “hayır” demeniz gerekebilir.

8. En Yüksek Olduğunuz Zamanı Bilin

Herkesin kendini iyi hissettiği, enerjisinin yüksek olduğu günler ve saatler mutlaka vardır. Önemli olan buzaman dilimini bilmek ve kendini o anlara göre programlamaktır. Örneğin ben pazar akşamları kendimi “yüksek” hisseder ve elimden geldiğince içerik üretmeye çalışırım.

9. Kendinizi Ödüllendirin

Zaman yönetiminde planlı hareket etmek, hedefler koymak ve belirlenen sürede bu hedeflere çok önemlidir. Bu yüzden belirlediğiniz sürede belirlediğiniz hedefe ulaştığınızda kendinizi mükafatlanırın. Planınıza sadık kalmanızı ve motive olmanızı sağlayacaktır.

Söz Sizde

Evlendikten sonra bloga ayırığım zamanda azalma olduğunu eminim fark etmişsinizdir. 1-2 sene önce övündüğüm şey olan “1 günü 24 saate sığdırmak” özelliğimi yavaş yavaş kaybediyorum sabırım. Diğer evli blog yazarları ne durumda merak ediyorum. Haftada kaç yazı yazabiliyorsunuz ve blogunuza nasıl vakit ayırabiliyorsunuz? Öneri ve tecrübelerinizi paylaşırsanız sevinirim.

25 Aralık 2013 Çarşamba

Az Zamanda Çok Ziyaretçi Getiren Siteler

Hiç yorum yok :

Blogların en büyük sorunların biri yeteri kadar ziyaretçi çekememek yani hit alamamak. Bir blog sitesine ziyaretçi çekmnin en iyi yolu benzersiz içerikler üreterek bunları Google dizinine eklemek ve arama sonuçlarında üst sıralara çıkmaktır. Fakat bu iş göründüğü kadar kolay değildir. Rekabete göre yazdığınız makalenin üst sıralarda çıkması güçleşebilir.

Google ve diğer arama motorlarından gelen hitler dışında diğer önenmli hit kaynağı ise sosyal ağlardır. Facebook ve Twitter başta olmak üzere Pinterest, LinkedIn, Google+ gibi sosyal ağlar blogların en önemli 2. hit kaynağıdır. Bunun için sosyal medyayı aktif kullanmak ve yüksek takipçi sayısına sahip olmöanız gerekmektir. Yani sosyal ağlardan ziyaretçi çekmek de  uzun zaman alabilir. 

Kısacası ziyaretçi trafiğinizin çok büyük bölümünü oluşturan organik ve sosyal trafik alma işi zaman ve çok çalışma ister. Ben bu yazıda daha az ama daha çabuk hit getirecek yönlendirme trafik kaynaklarından ve ziyaretçi getirecek sitelerden bahsedeceğim.

Forumlar

Hergün binlerce kişinin ziyaret ettiği ve bilgi paylaşımında bulunduğu forumlar, bloglar için önemli hit kaynaklarıdır. Blog Hocam’ın okuyucu kitlesi blog yazarları olduğu için ben daha çok WMAracı, Webmastersitesi ve İyinet gibi forumlarda paylaşımlar yaparak ziyaretçi çekmeye çalışıyorum ama Türkiye’de hemen her konuya özel forumlar olduğu gibi tüm konuların bir arada bulunduğu ForumTR gibi genel forumlar da var.

1. Blogunuzu Tanıtın: Forumlardan nasıl ziyaretçi çekeceğinize gelirsek bunun pek çok yolu var. Örneğin işe blogunuzu tanıtarak başlayabilirsiniz ama bunu forum kurallarına uygun şekilde yapmalısınız. Forumların çoğunda forum iyelerinin kendi sitelerini tanıtmak için ayrılmış bölümler vardır. Buraya yeni bir konu açarak blogunuzu binlerce kişiye tanıtabilirsiniz.

blog tanıt

2. Blogunuzu Kaynak Göstererek İçerik Paylaşın: Forumlar bilgi paylaşımı üzerine kurulmuş topluluk siteleridir. Dolayısıyla insanlara bilgi veren konular her zaman çok ilgi görür. İlk olarak blogunuzda paylaştığınız ve çok faydalı olduğunu düşündüğünüz bir içerik yeteri kadar ilgi görmediyse bunu forumlarda paylaşıp esas yazınıza kaynak vermek çok etkili bir ziyaretçi kazanma yöntemidir.

kaynak göstermek

 

3. İnsanlara Yardımcı Olun: Forumlarda pek çok insan soru sorar ve diğer forum üyelerinden yardım bekler. Eğer cevabını bildiğiniz ve daha önce blogunuzda paylaştığınız bir soru görürseniz, kişiyi cevap için blogunuza yönlendireblirsiniz.

Yardımcı ol

 

4. İmza Bölümünü Kullannın: Forumların çoğunda imza bölümünde link paylaşmak serbesttir. İmzalar her yazınızın altında görüneceği için imza bölümüne blogunuzun linkini koyduktan sonra forumda ne kadar aktif olursanız o kadar çok ziyaretçi çekme şansınız olur.  Benim WMAracı’nda premium üyeliğim olmadığı için imzamda link paylaşmıyorum ama direkt url olarak veya başka şekillerde blogumdan bahsedebiliyorum.

imza
5. Profilinizi Doldurun: Bir foruma üye olduktan sonra profil bilgilerinde kişisel bilgilerinizin yanında web sitesi bilgisi seçeneği de mutlaka vardır. Bu ölüme blogunuzun adresini yazarsanız profilinizi ziyaret eden kişileri blogunuza yönlendirebilirsiniz.

profil


Popüler Bloglar

Son yıllarda oldukça popüler hale gelen blogları artık hergün milyonlarca kişi ziyaret ediyor. Bu bloglar arasında popüler olanları sürekli takip ederek hit kaynağı olarak kullanabilirsiniz. Nasıl mı? İşte birkaç örnek;

1. Konuyla İlgili Link Bırakın: Okuduğunuz yazıyla ilgili kendi blogunuzda başka bir içerik varsa bunu paylaştığınız yorumlar genellikle yayınlanır. Çünkü spam görüntüsünden uzaktır ve yorumu okuyan kişiye fayda sağlayacaktır. Özellikle popüler bir blogun çok okunan bir yazısında ilk yorum yazan kişi olmayı başarırsanız ciddi bir hit getirecektir.

yorum link
2. URL’nizi Yazın: Popüler blogların yorum bölümünden ziyaretçi çekmenin en kolay yolu yorum formundaki adres kısmını doldurmaktır. Yorum bölümlerinde adres kısmını doldurmak zorunlu olmadığı için yazmıyor olabilirsiniz ama yukarıda da belirttiğim gibi popüler bir blogun çok okunan bir yazısına ilk yorumu siz yazarsanız ciddi bir hit getirecektir.

yorum-url

 

3. Misafir Yazar Olun: Bloglardan nitelikli ziyaretçi çekmenin en etkili ve en etik yöntemi konuk yazar olmaktır. Ancak burada sorun doğru blogu bulmak. Popüler bloglar konuk yazar kabul etmeyebiliyor veya kriterlerini çok yüksek tutabiliyorlar. Bu yüzden sizinle benzer konuda yayın yapan, trafiği nispeten düşük ama düzenli okuyucusu olan bloglar bulmalısınız.

misafir
Soru Cevap Siteleri

Kullanıcıların sorularını gönderdikleri ve diğer kullanıcıların o soruyla ilgili cevaplarnı paylaştıkları bu platformların dünyadaki öncüsü Yahoo Answers ama ülkemizde ne yazık ki bu kadar popüler bir soru cevap platformu yok. İçeriği nedeniyle Blog Hocam’a en çok ziyaretçi gönderen soru cevap sitesi Google Blogger ürün grupları. Bunun sonra en çok trafik gönderen soru cevap sitesi Kızlar Soruyor.

cevap
Siz de internetteki soru cevap sitelerine kayıt olup, buralarda içeriğinizle ilgili sorulan sorulara blogunuzun linkiyle birlikte cevap yazarak kolayca ziyaretçi çekebilirsiniz.

Makale Dizinleri

Article marketing dediğmiiz makale pazarlaması ülkemizde pek yaygın olmadığı gibi bu konuda kaliteli bir makale dizini bulmak da çok zor. Blog Hocam’ın ilk zamanlarında, makale dizinleri arasına en  popüleri ve kalitelisi diyebileceğim Makale Marketi’ne yazı gönderek ziyaretçi kazanmışlığım vardır.

makale
Makale Marketi veya diğer makale dizinleri hemen her konuda kategori içerdiğinden tüm bloglar için uygundur. Makalelerinizin içine yerleştireceğiniz linkler ve künye bölümüne koyacağınız linkler ile blogunuza ziyaretçi kaznandırabilirsiniz.

Sosyal İmleme Siteleri

İlerleyen haftalarda yazacağım bir yazıyla sosyal imlemenin hit dışındıki faydalarınan da bahsedeceğim ama bu yazıda hit katkısından söz edelim. Çoğu kaynakta olduğu gibi sosyal imleme sitelerinde de Türkiye’de büyük bir eksik var. Çoğu blogcu gibi ben de sosyal imleme için sadece Yazarkafe’yi kullanıyorum ve resimde de göreceğiniz gibi buradan ciddi hit alıyorum.

yazarkafe

 

Ne yazık ki Reddit, Delicious, Stumbleupon gibi dünyaca ünlü sosyal imleme sitelerine gönderilen türkçe içerikli yazılara pek tıklanmıyor. Oyyla ve İm.web.tr gibi Tükçe sosyal imleme siteleri ise maalesef çok kalitesiz ve yine pek fayda sağlamıyor. Bu yüzden Bumerang’da altın üye olmaya çalışmanızı ve Yazarkafe hizmetinden faydalanmaya başlamanızı öneriyorum.

Komünite Blogları

Yıllar önce Bildirgeç ile ünlenen komünite bloglarının bugün en popüler örneği Milliyet Blog diyebilirim. Yüzlerce blog yazarı farklı kategorilerde yazılarını Milliyet Blog’da yayınlayarak geniş kitlelere ulaşabiliyorlar. Ben de burada 1-2 yazı yayınlayarak Blog Hocam’a ziyaretçi kazandırmıştım.

milliyet
Milliyet’te blog yazarken proflinizde, yazılarınız içerisinde veya sonunda blogunuza bağlantı verebiliyorsunuz. Eğer bu bağlatılar konuyla ilgili ve aşırı olmazsa editörler izin verebiliyor. Böylece çok sayıda ziyaretçi kazanabiliyorsunuz.

Alternatif Sosyal Ağlar

Sosyal ağ dendiğinde akla gelen siteler bellidir; Facebook, Twitter, Google+, Pinterest ve LinkedIn. Fakat bunlar dışında daha niş, daha az popüler ama sıkı müdavimleri olan alternatif sosyal ağlar da var. Bunlardan benim en sık kullandıklarım Quup ve Inploid.

inploid
Bu tür alternatif sosyal ağlarda tarttışmalara katılarak ve yazılarınızı paylaşarak kolayca ziyaretçi sayınızı arttırabilirsiniz. Popüler sosyal ağlara takılıp kalmayın, alternatifleri de deneyerek size katkısını ölçün.

Dizinler

Türkiye’de dizin dendiğine akla DMOZ gelir. DMOZ insanlar tarafından oluşturulan bir dizin olduğu için Google’ın gözünde çok değerlidir ama hitinize pek katkısı yoktur. Hit için size önereceğim en kaliteli dizin, Hürriyet’in servisi olan Hurlist.


hurlist


Hurliste’e site eklemek için Bumerang üyesi olmanız yeterli. Üyelik tipinizin önemi yok. Biünyesinde binlerce site olan Hurlist, etiketleme ve öneri sistemi sayesinde sıradan bir dizine göre gayet iyi trafik gönderiyor.

Söz Sizde

Blog Hocam’da kullandığım kısa zamanda ziyaretçi çekmeye yönelik siteler bunlardı. Ziyaretçi yazlığından şikayetçi olan blog yazarlarının işine yarar umarım. Eğer sizin kullandığınız başka siteler veya yöntemler varsa lütfen bizle paylaşın.

18 Aralık 2013 Çarşamba

Türk Blogosferinde Başarı İçin 3 Yıllık Gözlemler

Hiç yorum yok :

Blog Hocam’ı açalı neredeyse 3 sene oldu. Bu, benim Türkçe içerikli yazdığım en ciddi ve en uzun soluklu blog deneyimim oldu. Açık söyleyeyim Blog Hocam’ı açtığımda ne Türk blogosferi hakkında bir deneyimim ne de bir blog yazarı arkadaşım vardı. Hedef kitlesi blog yazarları olan bir blog için çok sıkıntılı bir durumdu aama çok şükür kısa sürede üstesinden geldim. Artık yüzlerce blogger arkadaşım ve Türk blog dünyası hakkında ciddi deneyimlerim var. Bunları sizlerle paylaşmak isterim. Belki blog yazmaya yeni başlayanlara ışık tutar.

dersler

Para Kazanmak İçin acele Etmeyin

Blog yazamaya yeni başlayan herkesin aklında az da olsa bir miktar para kazanmak vardır. Bunun için bloglarını açıp  1-2 içerik girdikten sonra genellikle AdSense’e başvururlar. Ancak tahmin edeceğiniz gibi başvuruları kabul edilmez.

Blog yazarak para kazanmanın tek yolu elbette AdSense değil. Affiliate marketing, direkt reklamlar, advertorial içerik yayınlamak gibi pek çok yöntem mevcut ama yönteminiz ne olursa olsun para kazanmak için acele etmemelisiniz, kazanamazsınız.

Örneğin ben Blog Hocam’ı ilk açtığımda  hiçbir reklam teklifini kabul etmemiş, hiçbir para kazanma yöntemine başvurmamıştım. Çünkü blogu sağlam temellere oturtmadan gelecek 50-60 lira kaynedeceklerimin yanında hiçbir şeydi. Zamanımı ve gücümü içerik oluşturmaya, blogumu geliştirmeye harcadım. Devamı kendiliğinden geldi zaten. Reklam, sponsorluk ve iş ortaklığı teklifleri ardı ardına gelmeye başladı. Bu tekliflerin çok küçük bir kısmını değerlendirmeme rağmen Blog Hocam her ay bir asgari ücret kadar kazandırıyor diyebilirim.

Sevdiğiniz Şey Hakkında Blog Yazın

Google’da en çok aranan ve bana en çok sorulardan biridir “hangi konuda blog yazmalıyım?” sorusu. Affiliate marketing yapacakları bir kenara bırakırsak benim gibi yazmayı ve paylaşmayı seven, bu işi keyif için yapaccak kişiler bu sorunun cevabını kendileri vermelidir.

Bundan yaklaşık 3 yıl önce yani kafamda Blog Hocam fikri yokken ama içimdeki blog yazma isteğine karşı koyamazken  “ne yazsam” diye ben de düşündüm. Daha önce bahsettiğim huni yöntemi sayresinde “blog yazarlığı“ hakkında yazmaya karar verdim ve bir kez daha gördüm ki huni yöntemi gerçekten işe yarıyormuş.

Bildiğiniz, ilgi duyduğunuz, sevdiğiniz bir konuda blog yazmanın sayısız faydası var. Herşeyden önce yazarken keyif alaıyorsunuz, yazı konularını araştırırken yeni şeyler öğreniyorsunuz, kolay kolay tükenmişlik hissi yaşamıyorsunuz ve en önemlisi o konudaki kanaat önderlerinden biri haline gelebiliyorsunuz.

Sosyal Medya Hesaplarınızı Aktif Bir Şekilde Kullanın

İstatistikleri tam olarak bilmiyorum ama Türkiye’de ki Facebook ve Twier kullanımının çoğu ülkenin üstünde olduğuna eminim. Blog Hocam’ı kurduğumda sosyal medya platformlarında da hesap açmış fakat uzun süre aktif olarak kullanmamıştım. Türk internet kullanıcısının bu kadar Twitterkolik veya Facebookkolik oladuğunu tahmin etmemiştim. Çünkü ben öyle değildim :) Zamanla anladım ki sosyal meyda ciddi ciddi yatırım yapılması gereken bir mecraymış.

Türkiye’de BH dahil hemen her blogun trafik kaynaklarında, tanıtım  ve iletişim kanallarında sosyal medya ilk 3’te yer alıyor. Bu ne demek? Blogunuzun daha çok okunmasını, daha fazla kişiye ulaşmasını, okuyucuyla daha kolay iletişim kurulmasını sağlaması açısından sosyal medya eşsiz br platfom. Özellikle Türkiye’de.

Günümüzde sosyal medyaya fazlasıyla önem vermeli, oralara özel içerik üretmeli, kısacası sosyal medyaya yatırım yapmalısınız.

Konu Dışına Çıkmayın

Türk blogosferinde en zor şeylerden biri sadık, düzenli olarak  blogu ziyaret eden, yorumlarla katkıda bulunan bir okuyucu kitlesi oluşturmak. Bunun temel sebebi ise belli bir konuda yoğunlşamamak yani niş olamamak. Türk blogcusunun diğer ülkelerin blogcularından en büyük farkı da bu. Bizim için önemli olan şey hit. Gelsin de nasıl gelirse gelsin, kim gelirse gelsin mantığındayız. Yabancılar ise sadece yazdığı konuyla ilgili kişilerin gelmesini ister. Çünkü bilir ki bir komünite, bir okuyucu kitlesi oluşturmanın en önemli yolu budur. Bu yüzden belli bir konuya odaklanır ve o konuda yazarlar. Sırf hit getirecek diye konu dışına çıkmazlar.

Bence Türk internet kullanıcısı ve Türk blog okuyucusunun böyle niş bloglara ihtiyacı var. Yazdığa konuya bağlı, tutarlı bloglara gösterilen ilgi artıyor ve artacak da. Dikkat ederseniz o tür blogların sadık bir okuyucu kitlesi olduğunu, yorum bölümünde çok güzel diyalogların geçtiğini görürsünüz. Böyle bir blog sahibi olmak istersiniz öyle değil mi? O halde kendinize bir konu belireyin ve tabiri caizse o konuya yapışın.

Okuyucularla İletişim Kurun

Bir kişiye bloga bağlamanın çeşitli yolları var. Bunların başında blogun tasarımı, içeriğin kalitesi, ve yazarın tonunu sayabiliriz. Fakat biz Türkler sıcak kanlı ve duygusal bir toplumuz. Birbirimizle bağ kurmak için somut şeylerden çok duygulara ihtiyacımız var.

Blogunuzu ziyaret edenlerle iletişim kurmak, onların yorumlarını ve fikirlerini önemsemek, sorularını samimi bir şekilde cevaplamak onları blogunuza bağlayacak, hatta onlar sayesinde yeni okuyucular kazanmanızı sağlayacaktır. Dolayısıyla her platormda onlarla iletişim halinde olun, onları önemsediğinizi hissettirin.

Her Zaman En İyi İçeriği Sunun

Bloglar, dijital dünyada insanların içerik ihtiyacını karşılayan en önemli mecralardır. Dolayısıyla aslında içeriğiniz kadar kaliteli bir blogsunuzdur. Göreviniz belli; iyi içerik üretmek.

Yazdığınız konuda yüzlerce blog, binlerce içerik olabilir. İnsanların sizi tercih etmeleri için daha iyi  ve fark yaratacak içerikler üretmelisiniz. Blog dünyasında ayakta kalmanın temel şartlarından biridir kaliteli içerik.

Devamlılık ve güncellik blog yazarlığında çok önemli kavramlardır ama sırf blogunuzu güncel tutmak için özensiz ve nispeten kalitesiz içerik üretmek okuyucunun tepkisine yol açabilir. Bunu bizzat yaşadım ve dersimi aldım. Haftada 3 yazı düzenine bağlı kalmak adına zaman zaman BH standartlarının altında kalitede içerikler ürettim ve misafir yazılar yayınladım. Okuyucu bu duruma hemen tepki gösterdi ve beni geri adım attırmak zorunda bıraktı.

Sizlere dee tavsiyem sadık okuyucularınıza değer verin ve onlara hakketiği içerikleri oluşturun. Beklentileri ve ihtyaçları karşılayan içerikler üreterek standartlarınızı koruyun.

 

Söz Sizde

3 yıllık Blog Hocam serüvenimde Türk blog dünyasına dair gözlemlerim ve deneyimlerin sonucunda verebileceğim temel tavsiyeler bunlardı. Kişisel deneyim ve görüşlerim olduğu için sizin de blog dünyasında gözlemlediğiniz, blog yazmaya yeni başlayacaklara ışık tutacağını düşündüğünüz şeyleri okumak isterim. Sonuçta her blog ayrı bir maceradır…

4 Aralık 2013 Çarşamba

Blog Yazısını Sonlandırmak Ciddi Bir İştir

Hiç yorum yok :

Blog yazmaya yeni başladığımda, yazılarımda beni en çok zorlayan şeylerden biri yazıların sonuydu. Evet, garip ama gerçek. 500-600 kelimelik makaleler yazmak zor gelmiyordu ama yazıyı bitirirken nasıl bitireceğime karar vermek, son noktayı koymak beni bir hayli zorluyordu.

Konuyu bitir bitirmez yazıyı sonlandırmak hiç bana göre değil. Biriyle sohbet ettikten sonra vedalaşmadan orayı terk etmek gibi geliyor. Bu yüzden yazıyı sonlandırdığım cüle ya da paragrafa azami özeni gösteriyorum. Belki okuyucuya saygıdan, belki des adece bir takıntı olduğu için bunu yapıyorum, bilemiyorum ama eminim benimle aynı durumda olan blog yazarları vardır. Bu yüzden kendi kullandığım yazı sonlandırma şablonlarını ve yöntemlerini pasylaşmak istedim.

Blog Yazısını Sonlandırmak Ciddi Bir İştir

1. Konun Özetini Yazabilirsiniz

Özellikle bilgi içeren bir yazı yazdığınızda kullanabileceğiniz bir yazı sonlandırma tekniğidir. Yazıda anlatılmak istenen ana fikire vurgu yapabilir, üzerinde durulan konuları madde imleriyle özetleyebilir, kısaca bu yazıda ne anlatılmak istendiğini yazabillirsiniz.

2. Soru Sorabilirsiniz

Benim en sık kullandığım yöntem biri soru sormaktır. Özellikle nitelikli yorumlar gelmesine neden olduğu için yazıları bir veya birkaç soruyla sonlandırmayı seviyorum. Yazıya ekleyecek birşeylerinin olup olmadığını, anlatılan konuyla ilgili deneyim ve düşüncelerinin neler olduğunu sorarak yazıyı bitirmek güzel bir alternatif.

3. İlgili Linkler Verebilirsiniz

Çoğu blogda “benzer yazılar eklentisi” olduğu için blogda daha önce benzer kategoride yazılmış yazılar otomatik olarak öneriliyor. Fakat ilaveten yazıyı yazarken faydalandığınız kaynakların ve konuyla ilgili internette yazılmış başka yazıların linklerini okuyucuyla paylaşabilirsiniz. Eminim hoşlarına gidecektir.

4. Okuyuculara Ödev Veya Görev Verebilirsiniz

Birkaç kez denediğim ve çok güzel reaksiyon aldığım bir yöntem bu. Örneğin Blog Hocam’ın 5N1K’sını yazdığım okuyuculardan da kendi 5N1K’larını yazmalarını isteyerek sonlandırmıştım. Böylece hem okuyucuyla aranızdaki bağ güçlenir hem de güzel yorumlar alabilirsiniz.

5. Takip Etmelerini Veya Paylaşmalarını İsteyebilirsiniz

İddialı ve kaliteli bir yazı yazdıktan sonra yazıyı “bunun gibi yazılardan haberdar olmak için şuradan takipedebilirsiniz” şeklinde sonlandırarak hem sosyal kanallardaki takipçi sayınızı hem de abone sayınızı arttırabilirsiniz. Ayrıca yazıyı sosyal medyada paylaşmalarını da isteyebilirsiniz. İsteyenin bir yüzü… :)

Söz Sizde

İşte bu da listedeki 2 numaralı  yazı sonlandırma yöntemi :) Sizlerin yazı sonlandırırken kullandığınız veya kullanabileceğimiz yöntemleri paylaşmanızı rica ediyorum. Zihnimizi açın lütfen!

18 Kasım 2013 Pazartesi

Google’ın Başarısından Feyz Alabilmek

Hiç yorum yok :

Dünyanın hemen her ülkesinde en çok ziyaret edilen site olan Google, bir arama motorundan çok daha fazlası. 1998 yılında Stanford Üniversitesi’nde tanışan Larry Page ve Sergey Brin kurduğu şirket, 15 yıl gibi kısa sayılabilecek gibi bir sürede olağanüstü işler başararak dünyanın en büyük şirketlerinden biri haline geldi.

Geçen 15 yıllık süreci inceleyip Google’ın davranışlarını ve hamlelerini analiz ettiğimizde, başarısını destekleyen bazı sırlara ulaşmamız çok zor değil. Google’ın bu sırları elbette blogumuzu bir dünya şirketi yapmayacak ama daha iyi  bir blog olma yolunda önemli adımlar atmamızı sağlayacaktır diye düşünüyorum. Google’ın da bloglarımızın da internet kullanıcısına hitap ettiğini unutmayalım. 

Google’ın Başarısından Feyz Alabilmek

Kullanıcı Odaklı Olmak 

Google’ın en temel ilkesi her zaman kullanıcıya en iyi hizmeti vermek oldu. Gerek arama motorunda, gerek Gmail, Chrome, Blogger gibi diğer ürünlerinde önceleği hep kullanıcının memnuniyeti olmuştur. Bildiğiniz gibi Gogle ana sayfasının en büyük özelliği basit ve hızlı olması. Google aramalarında yer alan reklamlar bile aranan kelimeyle ilgilidir. Bizler de Google’ın bu ilkesinden feyz alarak kullanıcı dostu bloglar oluşturmaya özen göstermeli, ziyaretçiyi rahatsız edecek içerik ve öğeleri blogumuzda kullanmamalıyız. Blogumuzun tasarımını yenilerken, reklam alırken, içerik oluştururken, kısacası blog yazarlığının her aşamasında kullanıcıların penceresinden bakabilmeliyiz.


Belli Bir Alanda Uzmanlaşmak

Hepimiz  biliyoruz ki arama dendiğinde akla Google gelir. Ne zaman bir araştırma yapacak olsak ya da bir sorunun cevabını öğrenmek istesek onu arayacaımız yer Google’dır. Çünkü Google geliştirdiği teknolojiler, algoritmalar ve çalışmalar sonucunda arama konusunda uzmanlaşmıştır. Biz de blog yazarken tek bir konuya odaklanırsanız daha kolay başarıya ulaşabilir ve okuyucu kitlesi oluşturabiliriz. Uzmanlaştığımız konuda yeni ve yaratıcı fikirler geliştirerek bunları okuyucuya sunmak, bunlar sayesinde o konuda otorite sahibi bir blog oluşturmak Google’ın başarısından çıkaracağımız önemli derslerden biri.


Daha İyi Olmaya Çalışmak

Yukarıda da bahsettiğim gibi Google kullanıcılarını en iyi hizmeti vermek için sürekli güncellemeler yapıyor, algoritmalar geliştiriyor, farklı teknoloiler deniyor. Mevcutla yetinmeyip her zaman bir adım daha iyisini yapmaya çalışıyorlar. Peki ya biz blog yazarları? Daha iyi bir blog olabilmek için ne kadar çaba sarf ediyoruz? Hem okuyucuya daha iyi bir blog deneymi yaşatmak, hem de blog yazmaktan aldığımız keyfi arttırmak için blogumuza ne gibi iyileştirmeler ve yenilikler yapabileceğimiz üzerinde daha fazla durmalıyız.


Para Kazanırken Başka Şeyleri Kaybetmemek

Google’ın AdWords ürünü sayesinde yüzbinlerce reklam veren Google arama sonuçları sayfalarına ve AdSense kayıtlı yayıncıların web sitelerinde reklam gösterebiliyor. Google’ın temel geliri de bu reklamlar. Fakat Google reklam yayınlayarak para kazanırken bile kullanıcıyı rahatsız etmemeyi birinci ilke olarak benimsemiş. Google reklamları sadece o reklamla ilgili aramalarda veya web sayfalarında gözükür. Bu sayede hem reklam veren hedef kullanıcıya ulaşmış olur, hem de kullanıcı ilgisini çeken reklam sayesinde istediği ürün veya hizmete ulaşablir. Biz de blogumuza reklam alırken okuyucunun tepksini öngörmeliyiz ve reklamları ona göre seçmeliyiz. Biraz daha fazla kazanmak uğruna okuyucu kaybetmek bence ahmaklık olur.

Daha pek çok başarılı şirket ve girişimden kendimize dersler çıkarabiliriz. Başkalarının başarılarından feyz almak önemlidir ve güzeldir ama yaptığımız hatalardan da ders almayı unutmamalıyız öyle değil mi?

 

Şimdi isterseniz Google’ın gittiği yoldan gitmek adına kendimize bir kontrol listesi oluşturalım.


Sade ve hızlı yüklenen bir tema kullan.
Bloguna arama kutusu, arşiv sayfası ve iletişim formu ekle
Okuyucu yorumlarını ve tavsiyelerini önemse
Okuyucunun ilgisini çekecek konularda yaz
Yazılarını medya öğeleriyle zenginleştir
Reklam alırken seçici davran
Reklam yapmak uğruna itibarını zedeleme

Sizce Google’ın bu müthiş başarısından ne gibi çıkarımlar yapabiliriz?

25 Ekim 2013 Cuma

20 Aylık Yeğenimden Bloggerlara 5 Ders

Hiç yorum yok :

Blog Hocam bilgi, deneyim ve fikir aktarımına yönelik bir blog olduğu için özel hayatımdan bahsettiğim kişisel yazılar yayınlayamıyorum. Bu yazının çıkış kaynağı benim biricik, dünyalar tatlısı yeğenim olduğu için biraz ailemden bahsedeceğim.

 

Biz 3 kardeşiz. Benden 3 yaş büyük bir abim ve 4 yaş küçük bir kız kardeşim var. Abim 4 yıllık evli. Zeynep isminde 20 aylık bir bebeği var ve amcasına yani bana çok düşkün :) Yeğenimin 20 aylık kısa yaşamında her önemli anına tanık oldum. İlk hastalığı, ilk diş çıkarışı, ilk konuşması vs. Zeynep’in neredeyse her anını gözlemledim ve neye nasıl tepki verdiğini, neyi sevip neyi semediğini öğrendim. Sonra da bu yazıyı yazma fikri geldi aklıma. Çünkü düşündüm de bir bebeğin 20 aylık yaşamıyla bir bloggerın 20 aylık yaşamı arasında paralellikler var. Hatta açık söyleyeyim bebeklerden çıkarmamız gereken dersler var. “Ne saçmalıyor bu adam?” demeyin, yazının devamını okuduğunuzda eminim bana hak  vereceksiniz.

 

zeynep

 

 

Bir…İki….Düştüm

 

Zeynep’i ilk yürütme çabalarımızı hatırlıyorum. Bizimkine özgü bir durum mu bilmiyorum ama ilk adımlarını hep parmak ucunda atmaya çalışırdı. Ayaklarını yere sağlam basamadığı için bir kaç adımdan sonra dengesini kaybeder ve düşerdi. Ama hiç ağlamazdı, kalkar tekrar tekrar denerdi. Ta ki dengesini kaybetmeden nizami yürümeyi becerene kadar.

Ders 1: Blog yazarlığı hayatında başına ne gelirse gelsin hedefe ulaşmak için çabalamaktan hiç bir zaman vaz geçme. Asla pes etme!

 

 

Amca Bu Ne?

İleride Zeynep’in çenesi çok düşük olacak sanırım. Henüz 20 aylık olmasına rağmen bir konuşuyor ki sormayın. Bana ilk önceleri “aga” diyebilirken şimdi “amca” hatta “serdar”  diye çağırıyor beni :) 3-4 kelimeyi bir araya getirerek cümle kurmaya başladıktan sonra innılmaz soru sorar oldu. Soruları sadece “bu ne?” şeklinde oluyor ama merak ettiği herşeyi sorarak öğreniyor, öğrendiğini de aklında tutuyor. Çok zeki benim güzel yeğenim :)

 

Ders 2: Bilmediğin şeyleri sormaktan, yeni şeyler öğrenmekten, araştırmaktan çekinme. Hata bunu alışkanlık haline getir.

 

 

Amca, Park!

 

Zeynep tam bir çocuk parkı delisi. Onu kıramadığımı bildiği için ne zaman onlara gitsem, kapıda beni görür görmez ayakkabılarını getirir ve “amca park” diyerek oturdukları sitenin çocuk parkına götürmemi ister. Park delisi olduğuna bakmayın. Onun işi oradaki oyuncaklarla değil, diğer çocuklarla. Soysalleşmeyi, arkadaşlık kurmayı o kadar seviyor ki sitenin bütün çocukları Zeynep’i tanımış artık.

Ders 3: Zamanın ciddi bir bölümünü network kurmaya harca. Yeni bloggerlarla tanış, onların blogunu ziyaret et, yazılarına yorum yaz. Blog dünyasında yalnız ilerlemek çok zor!

 

 

Ben Kırdım!

 

Zeynep’e büyük-küçük-orta kavramlarını öğretirken evdeki sehpanın üzerinde duran 3 farklı boydaki vazo tarzı süs eşyasını kullanıyordum. Bir kaç defa gösterdikten sonra Zeynep’ten bu vazoları büyükten küçüğe sıralamasını istedim. Bunu yaparken vazolardan birini kırdı. Annsei kırılma sesine salona gelip “kim kırdı bakyım bunu?” diye sorunca hemen “ben kırdım” dedim fakat bizimki yalan nedir bilmiyor tabi. Gayet masum ve samimi bir şekilde “hayır, ben kırdım” demez mi :)

Ders 4: Okuyucu kitlene karşı daime dürüst ve samimi ol. Sonucu ne olursa olsun onlara yalan söyleme.

 


Pepee… Pepee…

 

Zeynep’le tanıdım Türk çizgifilm karakteri Pepee’yi. Meğerse kendisi tam bir fenomenmiş. Hatta çoğu annenin imdadına yetişen bir süper kahraman :) Zeynep’e yemek yedirirken veya huysuz bir zamanında sakinleştirmeye çalışırken imdadımıza hep Pepee yetişir. Yüzlerce farklı çizgifilm açın, gözünü kapar ama Pepee’nin jenerik müziğini duyunca kalkıp oynamaya başlar :)

 

Ders 5: Okuyucunun sadakatini kazanmak, onu blogunda tuabilmek zordun ama bunu başarabilirsen onların vazgeçilmez blogu olabilirsin.

 

 

Yazıya ailem hakkında bir şeyler yazarak başlamıştım, bitirirken de kişisel bir şeyler yazmmak istedim. Allah’ın izniyle Zeynebimize bir kız kardeş geliyor. Henüz annesinin karnında ve 4 aylık. Umarım Allah onlara yaşam şansı verir. Ülkelerine hayrlı evlatlar olurlar.

Son olarak bir hayalimi paylaşayım. 10-15 sene sonra Zeyep burada yazılanları kavrayacak yaşa geldiğinden bu yazıyı okumasını çok isterdim. Müthiş bir anı olurdu öyle değil mi? Kim bilir belki de bu hayal gerçekleşir.

7 Ekim 2013 Pazartesi

Affiliate Markting İle Kazanmaya Başlıyoruz

Hiç yorum yok :

Bildiğiniz gibi daha önce affiliate marketing ile ilgili teorik bilgi içeren bir makale paylaşmıştım. O makaleyi okuduysanız satış ortaklığı hakkında genel bilgilere sahipsiniz demektir. Şimdi işi bir adım ileriye götürerek somut örneklerle devam etmek istiyorum. Bu makalede size Türkiye’nin en önde gelen ve en kazançlı affiliate ağı olan adtriplex.comadtriplex.com ’u (*) tanıtacak ve farklı konularda bloglar için ürün seçeneklerinden bahsdedeceğim.

 

1. Adım: Adtriplex’e Üye Oluyoruz

 

Adtriplex üyelik

 

Öncelikleadtriplex.comadtriplex.com (*) sitesine giderek yeni üye ol butonuna tıklıyor ve klasik üyelik formlarında olduğu gibi bu formu dolduruyoruz. Adtriplex’e üye olmak tamamen ücretsizdir fakat her blogun kabul edilmediğini söylemeliyim. Bu aşamada bilgilerinizi doğru ve eksiksiz doldurmanız çok önemli. Adtriplex çok güvenilir bir firma olduğu için bilggilerinizi rahatlıkla verebilrsiniz. Üyelik formunu doldurduktan sonra blogunuzun değerlendirme süresi 1 hafta kadar sürebilir. Bu aşamada sabırlı olmanızı vecevap gelene kadar ikinci bir başvuru yapmamamınızı öneririm.


2. Adım: Blog Türüne Göre Ortaklık Programı Seçiyoruz.

 

Üyelik başvurunuz kabul edildikten sonra onlarca marka ve firmanın ortaklık programları sizi bekliyor olacak. Sıra ortaklık programlarının detaylarını inceleyerek cazip olanlara başvurmakta. Adtriplex, performansa dayalı bir sisteme sahip olduğu için üyelerinin her programa katılmasına izin vermez. Blog ve ortaklık programı birbirine paralel olmadır. Bundan sonrasını blog konularına göre örnekleyerek anlatmak istiyorum.

 

Dizi & Film & Sinema Blogları


frameby

 

Dizi, film veya sinema ile ilgili bir blogunuz varsa Frameby.com ortaklık programına katılabilir ve sosyal bir film kulübü olan Frameby.com’a göndereceğiniz üye başına 0.70 TL kazanabilirsiniz. Blogunuzu ziyaret edenlerin bu siteyle direkt ilgili olduklarını düşündüğümüzde kazancınız epey yüksek olabilir. Ayda 1000 üye gönderirseniz kazancınız 700 TL olacaktır.

 

Moda Blogları

 

netmoda

 

Çok ayıda moda bloggerının Blog Hocam’ı takip ettiğini biliyorum. Adtriplex’de moda blogları için fazla sayıda ve kazançlı ortaklık programları var. Bunlardan biri de Netmoda.com’un ortaklık programı. Ziyaretçileriniz sizin referansınızla üye olduğunda 0.50 TL kazanırsınız. Bu kişi netoda.com’da bir kombin yaptığında ise 1 TL kazanırsınız. Yani 1 kişiden 1.50 TL kazanabilirsiniz. Ayda 1000 kişiyi netmoda.com’a üye yapıp kombin yaptırabilirseniz kazancınız 1.500 TL olacaktır.

 

Takı Blogları

 

lelaq

 

Bayanların sıkça yazdığı konulardan biridir takı & tasarım ve bijuteri. Adtriplex’de takı blogları için çok cazip programlar var. Bunlardan biri de Lelaq.com. Sizin referansınızla lelaq.com’a giden ve buradan alışveriş yapan biri olursa ödediği ücretin %12’si sizin olur. Lelaq.com’da ki ürünlerin nispeten ekonomik ve baka yerde bulunmayan ürünler olduğunu düşünürsek satış yapma olasılığı oldukça yüksektir.

 

Kozmetik & Kişisel Bakım Blogları

 

bellamola

 

Bayan blogları için affiliate marketing fırsatları oldukça fazla. Pek çok ünlü marka ve firmanın cazip ortaklık programları mevcut. Bunlaradan biri de kozmetik blogları için Bellamola.com. Parfüm’den, cilt bakım ürünlerine, kozmetikten, saç bakımına kadar binlerce orijinal ürün sunan bellamola.com’a bir ziyaretçi gönderdiğinizde v o ziyaretçi siteden alışveriş yaptığında %8.40 gib bir komisyon alıyorsunuz.

 

Oyun Blogları

 

goalunited

 

Bilgisayar oyunlarıyla ilgili yayınlar yapan ve bu alanda takipçi kitlesi olan bloglar için çok cazip ortaklık programları var Adtriplex’de. Bunlnardan biri de GoalUnited. Online oynanan bir menajerlik oyunu olan Goalunited’a gönderdiğiniz üye başına 0.50 TL alırsınız. Ayda 500 üye gönderseniz 250 TL gibi bir kazanç elde edersiniz.

 

Teknoloji Blogları

 

kliksa

 

Bilgisayardan beyaz eşyaya, TV’den ofis ürünlerine kadar binlerce ürünün satıldığı Kliksa.com’un ortaklık programına katılığınızda atış başına %3-6 arası komisyon alırsınız. Bu oran ürünün kateorisne göre değişiyor. Ürün adedinin ve fiyat aralığının çok geniş olduğunu düşünürsek, doğru stratejilerle epey satış yapabilirsiniz gibi gözüküyor.

 

Kitap Blogları

 

maxkitap

 

İnternetten en çok satınan alınan ürünlerin başında sanırım kitaplar geliyor. Bu yüzden kitap bloglarının affiliate mraketing ile gelir elde etme şansını çok yüksek görüyorum. Adtriplex’de kitap blogları için en uygun ortalık progralarında biri Maxkitap.com’un. Satış başına %6 komisyon alıyorsunuz. Kitaplar henellikle ucuz ürünler oldukları için satış başına kazanç düşük gibi gözükse de satılan ürün sayısı nispeten fazla olacağı için kazancınız hızla artacaktır.

 

Kişisel Ve Genel Bloglar

 

Yukarıda bahsetmediğim daha pek çok kategorideki bloglar için çok cazip ortaklık programları Adtriplex’de mevcut. Özellikle kişisel veya genel bloglar (kendi tabirleriyle) bu programların büyük bölümüne başvurabilirler. Bu programların tümünü görmek ve incelemek isterseniz aşağıdaki bannera tıklayabilirsiniz.

 

adtriplex.com

 

 

3. Adım: Affiliate Linklerimizi Alıyoruz

 

Pazarlamak istediğiniz ürün veya ürünlere karar verdikten sonra başvurunuzu yapıp programa uygun olup olmadığınızın incelenmesini bekliyorsunuz. Adtriplex panelinizdeki Partnerprogram sekmesinden başvurduğunuz programları, aktif olanları veya reddedilenleri görebilirsiniz. Programa başvurunuz kabul edildiğinde e-mail ile bilgilendirilirsiniz.

 

Birkaç günlük bekleme süresinden veprograma kabul edildiğinize dair mail geldikten sonra Adtriplex hpanelinize girerek aktif programlar listesinden o programa ait affiliate linklerini alabilirsiniz.

 

Bu bölümde çeştli boyutlarda bannerlar ve text linkler vardır. Bunların hemen altındaki kutularda ise o banner veya linke ait affiliate kodları bulunur. Blogunuza eklyeceğiniz kodlar işte bunlar.

 

Örneğin blogunuzun sidebarına 250x250 boutunda bir affiliate bannerı eklediğinizi düşünelim. Ziyaretçi bu bannera tıklayıp ilgili siteyi ziyaret ettiğinde affiliate kodu sayesinde sizin referansınızla geldiği kaydedilir. Cookie süresi bitene kadar o siteden alış veriş yaptığına veya üye olduğunda belirlenen komisyon tutarındaki ücret Adtriplex hesabınıza geçer.

 

4. Adım: Ürünümüzü Blogumuzda Pazarlıyoruz

 

Affiliate linklerinizi alıp blogunuzun çeşitli yerlerine banner veya text link olarak ekleyerek affiliate marktingde başırılı olacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Özellikle satış başına ödeme alacağıız bir programa katıldıyanız, o ürünü pazarlamak için banner eklemekten çok dahafazlasını yapmalısınız. Bunların başında ise içerik pazarlaması ve e-mail pazarlaması geliyor. E-mail pazarlaması ile ilgli bugüne kadar bir bili paylaşmadığım için o konuyu sonraya bırakıyorum ama içerik pazarlamasının üzerinde durmaımız gerek.

 

İçerik pazarlaması dediğimiz şey okuyucularınız için bilgi veren ve eğlediren içerik oluşturarak ilgiyi pazarlamak istediğiniz ürüne toplamaktır. Blogunuzda pazarlamak istediğiniz ürünün faydalarını, neden gerekli olduğunu, kişisel deneyimlerinizi, multimedya öğelerinde desteğiyle içerik olarak paylaşmanız, ziyaretçiyi ürünü alma kousunda teşvik edecektir. İçerik pazarlamasının amacı da budur zaten.

 

Uzun lafın kısası ürününüz için bol mktarda ilgi çekici ve faydalı içerik üretmeniz gerekkmetedir.

 

Şimdilik Adtriplex ile ilgili söyleyeceklerim bu kadar. Zamanla hem affiliate marketing, hem de Adtriplex ile ilgili detaylı incelemelere ve stratejilere geçeceğim. Sormak istediklerinizi yorum bölümünden sorabilirsiniz.

 

Herkese bol kazançlar!

* Affiliate linkidir. Bu linke tıkladığınızda referansınız ben olmuş olurum.

25 Eylül 2013 Çarşamba

Affiliate Networkler Ve Ürün Seçimi

Hiç yorum yok :

Affiliate marketing yazı dizisinin ilk bölümünde Affiliate marketing kavramından genel hatlarıyla bahsedip, konu hakkında bilgi vermeye çalışmıştım. Eğer gerçekten bir pazarlamacı gibi davranmaya, blogunuzu efetktif bir pazarlama aracı olarak kullanmaya ve para kazanmaya hazırsanız yazı dizisinin bu ikinci bölümünü okumaya devam edebilirsiniz.

Serinin bu bölümünde bazı önemli affliliate ağlarını tanıtarak, blogunuz için en uygun ürünleri nasıl seçebileceğinizi anlatacağım. İşte Türkiye’nin en popüler 5 affiliate ağı:

Affiliate networkler ve ürün seçimi

 


Gelir Ortakları

2008 yılından beri Türkiye pazarında olan Gelir Ortakları, Türkiye’nin en popüler satış ortaklığı platformlarından biridir. Hesabınızda 100 TL biriktiken sonra ödeme alabiliyorsunuz.

Zanox

Zanox, avrupanın öncü pazarlama ağlarından biridir. Binlerce firma ve ortalık programını desteklediği ve düzenli ödeme yaptığı için son yıllarda global çapta bir popülariteye kavuşmuştur. Her ay 1 kez ödeme yapılır ve ödeme alabillmek için hesabınızda 25 euro birikmelidir.

AdTriplex

Türkiye’nin yeni affiliate networklerinden biri olan AdTriplex, yeni fakat iddialı bir firma. Hesabınızda 50 TL biriktikten onra ödeme alabiliyorsunuz. Firma hakkında fazla şikayete rastlamadım. Sadece destek konusunda yetersiz kaldığı söyleniyor.

Click Merkez

Büyük firmalardan ziyade küçük çaplı tedarikçilerin ürünlerinin yer aldığı Click Merkez, ödeme yöntemlerinin esnekliği nedeniyle Türkiye’de yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Hesabınızda 50 TL biriktikten sonra Paypal veya EFT ile ödeme alabiliyorsunuz.

Reklam Action

Kısa sürede sektörün öncü firmalarından biri haine gelen Reklam Action, yayıncıların performansını arttırmak için her türlü desteği veriyor. Katıldığınız programın yapısına bağlı olarak pazarlama taktikleri vermesi, önemli kampanyalarıve çok kazandıran programları öne çıkarması ve 30 gün içerisinde ödeme yapmasıfirmanın güzel özellikleri.

 

Hangi Ürünleri Seçmeliyim?


Bu affiliate ağlarına üyelik başvurusu yaptıktan sonra blogunuz incelenecek ve uygun görüldüğü taktirde sisteme kabuul edilecektir. Bu affiliate ağlarından birine kabul edildikten sonra sıra pazarlanacak ürünü seçmeye geliyor.

Ortaklık programlarını incelediğinizde size satış başına veya lead başına ne kadar verileceği ve programın içeriği hakkında detaylar yazar. Peki hangi ürünü seçmelisiniz? Ürün seçmeden önceden kendinize şu soruları sormanızı ve vereceğiniz ceaplara göre bir ürün seçmenizi öneririm.

1. Ürün blogumun konusuna uygun mu? Ürün eseçiminde en önemli faktör; ürünün blogunuzun konusuyla alakalı olmasıdır. Örneğin teknoloji ile ilgili bir blogunuz varsa ortaklık programları arasından teknoloji ile ilgili olanları seçerek işe başlayabilirsiniz.

2. Ürün okuyucu kitleme hitap ediyor mu? Teknoloji örneğinden devam edelim. Okuyucu kitlesi blogdan bloga değişir. Bazı teknoloji blogları öğrencilere ve nispeten daha genç bir kitleye hitap ederken, bazı teknoloji blogları çalışan kesme hitap edebilir. Okuyucularınız yaş ortalamması, yaşadıkları yer, gelir düzeyleri, cinsiyetleri, medeni durumları gibi bilgileri yaklaşık olarak bilmeniz çok önemlidir. Okuyucu kitlenizin demografik bilgileri, sürün seçerken göz önüne almanız gereken ikinci faktör olmalıdır.

3. Kazanç tatmin edici mi? Seçeceğiniz üründen satış veya lead başına verilen oran ya da ücret bellidir. Ürünün satış potansiyelini, ürünü satarken yapacağınız masrafı ve karşılığında elinize geçecek net miktarı kabaca hesaplayın. Eğer uğraştığınıza değmeyecek bir miktarsa o ürünü seçmeyin.

4. Ürünü tanıyor muyum? İlk üç sorudan sonra geriye muhtemelen bir kaç ürün kalmıştır. Aslında affiliate marketingde en çok hata da bu adımda yapılır. İnsanlar hiç bilmediği bir ürünü satmaya çalışırlar. Halbuki bir ürünü satmak için o ürün hakkında detaylı bilgi sahibi olmalı, okuyucuyu teşvik edecek içerik üretmeli ve okuyucunun her türlü sorunu yanıtlayabilmelisiniz. Seçeceğiniz ürün veya hizmeti mutlakaya tanıyın, hatta mümkünse önce kendiniz satın alarak her yönyle ürünü inceleyin.

Affiliate marketing yazı dizisinin devamında seçtiğiniz ürünleri blogunuz üzerinden nasıl satabileceğiniz ile ilgili bilgiler vermeye devam edeceğim. Takipte kalın!

23 Eylül 2013 Pazartesi

Reklamverenlerin Bloglardan Beklentileri

Hiç yorum yok :

Blogundan ufak da olsa ek gelir elde etmeyi her blogger ister öyle değil mi? Bunun için en sık başvurulan yöntem AdSense reklamları olsa da, blogunuza banner, link veya tanıtım yazısı olarak direkt reklamlar almak hem daha pratik hem de trafiği nispeten düşük bloglar için daha kazançlı bir yöntemdir.

Bildiğiniz gibi bir süredir ben de Blog Hocam’da advertorial içerikler ve banner reklamları yayınlıyorum. Bu süreçte 10 reklam verenle anlaşarak reklamlarını yayınlasam da reklam görüşmesi yaptığım kişilerin sayısı sanırım 50’den fazladır. Önceliğim okuyucu memnuniyeti olduğu için bu konuda seçici davrandım ve gelen reklam tekliflerinin çoğunu kibarca reddettim.  Ancak bu kadar çok kişiyle reklam görüşmesi yapmak, bana reklamverenin yayıncıdan beklentleriyle ilgili bazı şeyler öğretti.

reklamveren 
İşte bu yazımda, reklamverenlerin yayıncılardan beklentilerinden bahsetmek istiyorum. Böylece direkt reklam yayınlayarak para kazanmak isteyen bloggerlar kendilerini ve bloglarını bu duruma hazırlayabilirler.


İçerik

Rerklamverenlerin çok büyük bölümü içeriği özgün ve kaliteli blogları tercih ediyorlar. İçeriği sağdan soldan kopyalanan yazılarla veya tanıtım yazılarıyla dolu olan bloglar, reklamverenin gözünde pek değerli değiller.

Tasarım

Blog tasarımı da reklamverenin tercih sebeplerinden biri. Orijinal ve dikkat çekici tasarıma sahip bloglar reklamverenin ilgisini çekerken, temanın sadeliğine de özen gösteriyorlar. Yerleştirecekleri reklamın ziyaretçi tarafından kolayca farkedilmesini istiyorlar.

Konu

Aslında blogunuzun konusu reklmverenin kim olacağını belirleyen temel faktör. Kendimden örnek vereyim. Blg Hocam’ın konusu itibariyle okuyucu kitlesinin tamamına yakınını blog yazarları oluşturuyor. Dolayısıyla hedefi blog yazarları olan reklamverenler için Blog Hocam iyi bir pazar olabilir.

Değerler

Aylık veya günlük trafik, PageRank, Alexa gibi değerler firmaların değil ama küçük çapta reklamverenlerin sorguladığı değerler olabiliyor. Bu değerlerinzin yüksek olması sizin için bir avantaj.

Etkileşim

Bu da büyük firmaların ve markaların yayıncıdan beklentisi. Bu tür büyük reklamverenlerin genellikle pazarlama departmanları olduğu için, geri dönüşüm oranı, etkileşim oranı gibi asıl önemli olan değerlere bakıyorlar.


Esneklik

Fiyat ve ödeme konusunda esnek olmanız da sizi tercih edecek reklamveren sayısını etkileyecektir. Esneklikten kastım; farklı reklam modellerine, fiyat aralıklarına ve ödeme yöntemlerine sahip olmanızdır.

 

Reklamverenlerin bu beklentilerini karşılayıp, etkileyici bir “Reklam” sayfası oluşturduktan sonra pek çok reklam teklifi alacağınıdan emin olabilirsiniz.

Herkese bol kazançlar!

20 Eylül 2013 Cuma

Affiliate Marketing Nedir?

Hiç yorum yok :

Blogunuzdan para kazanma konusunda daha önce PPC (tık başına ödeme) ve Google AdSense reklmlarından bahsetmiştim. Bu yazıda tanıtacağım yöntem ise performansa dayalı bir CPA (Cost Per Action) yöntemi olan Affiliate Marketing. Türkçeye iş ortaklığı pazarlaması olarak çevirebileceğimiz affiliate marketing, yayıncı yani blogger ve reklam veren arasındaki ilişkiyi tanımlar.

 

 

Affiliate Marketing Nedir?

 

Firmalar için en ucuz ve etkili şekilde kitlelere ulaşmanın yolu şüphesiz sanal ortam. İnternetin bu  gücünden faydalanmak isteyen firmalar affiliate networkleriyle anlaşarak ya da kendi ortaklık programlarını yayınlayarak yayıncılardan bu ürün ve hizmetlerin satışında yardımcı olmalarını isterler. Burada yayıncı biz yani blog yazarları oluyoruz. Ve sattığımız her ürün için daha önce belirlenen komisyonu alıyoruz.

Affiliate Marketing

 

İşte affiliate marketing, bloggerlar için bu kadar basit ve kazançlı bir para kazanma yöntemi. Affiliae mrketing ile hem ürün sahibi firma, hem aracı olan affiliate network, hem de yayıncı olan blogger kazanır. Yani affiliate markteting “win-win” prensibiyle işler.

 

Affiliate marketingin uygulama ve ödeme şekli açısında 2 önemli yöntemi vardır.

 

1. CPS (Cost Per Sale): Bu yöntemde satış yaptığınız ürün başına komisyon alırsınız. Örneğin %5 komisyon veren bir firmanın 100 liralık ürünlerinden ayda 20 adet satttığınızı düşünelim. Bu durumda kazancınız (100x5/100)x20=100 TL olacaktır.

 

2. CPL (Cost Per Lead): Bu yöntemde ise ürünü satmanıza gerek yoktur. Üye toplamak isteyen sitelere gönderdiğiniz üye veya doldurttuğnuz form başına komisyon alırsınız.

 

 

Affiliate Markting’e Başlamadan Önce Bilmeniz Gerekenler

 

Affiliate marketing yaparak blogunuzdan para kazanmaya başlamadan önce size bazı hatırlatmalarda bulunmak istiyorum. Bunları okuduktan sonra affiliate marketinge başlamakta fayda var. Nelerle karşılacağınızı bilmek istersiniz öyle değil mi?

  • Satacağınız ürünleri dikkatli seçin: Affiliate marketing sektöründe pek çok ortaklık programı ve affiliate networkle karşılaşacaksınız. Buralarda yüzlerce firma ve ürün göreceksiniz. Size tavsiye içinize sinen, mümkünse bizzat kullandığınız veya inandığınız, blogunuz konusuyla ilgili, ziyaretilerinize hitap eden ürünleri tercih etmeniz.
  • Öğenmeye açık olun: Affiliate marketing performansa dayalı bir pazarlama modelidir. Satışlarınızı arttırmak için çeşitli yöntemler geliştirmeye, bunları öğrenmeye ve uygulamaya, bol bol okumaya, yeni terimlerle tanışmaya hazırlıklı olmalısınız.
  • Şehir efsanelerine inanmayın: Affiliate marketing yapmaya karar verdikten sonra çeşitli araştırmalar yapacağınızdan eminim. Bu araştırmalarınıda size büyük meblağlar kazandırdığını iddia ederek çeşitli setler satmaya çalışan onlarca hatta yüzlerce siteyle karşılaşacaksınız. Bunlara inanmayın. Affiliate marketingin sırrı veya sihirli yöntemi gibi şey yoktur!
  • Daha fazla içerik: Sadece ürünü tanıtan bir yazı yayınlarak o ürünü satabileceğinizi düşünüyorsunuz bunun pek mümkün olmadığını söylemeliyim. Ürün hakkında pek çok yeni içerik üreterek ziyaretçiyi ürünü alması konusunda teşvik etmelisiniz. Bu, blogunuza daha çok zaman ayıracaksınız demektir.

 

Google Ve Affiliate Marketing

 

Google’ın affiliate marketing yapan bloglara nasıl baktığını, herhangi bir ceza verip vermediğini merak edebilirsiniz. Hemen cevaplayayım. Google’ın affiliate marketing yapan bloglarla bir alıp veremediği yok. Google’ın asıl hedefi sadece affiliate marketin için açılan bloglar ve web siteleri.

 

Halihazırda bir blogunuz varsa, satış yaptığınız ürüne ait yazı, blogunuzun içeriğinin yalnızca küçük bir bölümünü oluşturur. Bu, Google’ın kabul bettiği bir durumdur. Fakat sadece ürün satmak içerik oluşturulan bloglar, yeterince orijinal içeriğe ve katma değere sahip olmadığından Google aramalarında üst sıralarda çıkma ihtimali çok azdır.

 

Bu konu hakkında daha fazla bilgi almak için Google satış ortaklığı yönergelerini okuyabilirsiniz.

 

 

Affiliate Marketing’i Neden Seviyorum?

 

Affiliate marketing, blogunuzdan para kazanabileceğiniz yöntemlerden hem daha kazançlı hem de uğraşması çok daha keyifli. Blogunuz bir mağaza ve siz de bu mağazanın pazarlama müdürüsünüz. Yapmanız gereken şey yeteneklerinizi konuşturmak ve satışlarınızı arttırmak. Üstelik sıfır risk ve pasif gelir. Yani siz uyurken bile birileri blogunuzdaki yazılardan etkilenerek o ürünü satın alabilir, siz de uykunuzda kazanabilirsiniz :)

9 Eylül 2013 Pazartesi

Kişisel Blog Nasıl Olmalıdır?

Hiç yorum yok :

Günümüzde bloglar o kadar popüler hale geldi ki artık neredeyse her internet kullanıcısının bir blogu var. Blogun ne olduğunu öğrenen, bir blog okumaya başlaya hemen herkes en kısa sürede kendine bir blog oluşturuyor ve ismine de “kişisel blog” diyor. Blog oluşturmak teknik olarak çok kolay bir işlem olabilir. Peki oluşturulan her bloga “kişisel blog” diyebilir miyiz? Maalesef bu iş o kadar kolay değil. Kişisel blog olmanın da bir yolu yordamı var. Öncelikle kişisel blog kavramını iyi anlamak gerekiyor.

 

Kişisel Blog Nasıl Olmalıdır?

 

 

Kişisel Blog Nedir?

 

Kişisel bloglar için insanın kendini en özgür hissettiği blog tipi diyebiliriz. Çünkü kişisel blogların belli bir konusu olmaz/olamaz. Konu ne olursa olsun yazar kendi düşüncelerini ve gözlemlerini paylaşır. Kişisel blogu diğer blog türlerinden ayıran esas nokta budur işte. Yazarın kendi düşünceleri… Örnek verecek olursam; bir teknoloji blogu yazarı, yeni çıkan bir ürünü tanıtır ve onun özelliklerini yazar. Kişisel blog ise o ürünü kullandıktan sonra, ürün hakkındaki düşüncelerini ve o ürünle yaşadığı olayları yazar.

 

 

Kişisel Blog Ne Değildir?

 

Kişisel blog bir ansiklopedi gibi her konuda bilgi veren, bir gazete gibi her haberi duyuran bir blog türü değildir. Kişisel blog sağdan soldan kopyalanan yazıların yer aldığı bir mecra hiç değildir. Kişisel blogda hit ve gelir kaygısı olmaz/olmamalıdır. Yazar dışında birinin görüşüne yer verilmez. Adı üstünde, kişiseldir…

 

 

Kişisel Bloglarda İsim Ve Domain Seçimi

 

Kişisel blogların isim ve domain seçiminde en yaygın olan kişinin ismi ve soyadından oluşan (Örn: serdarkara.com veya serdarkara.blogspot.com) domainlerdir. Zaten en mantıklı olan da bu gibi gözüküyor. Ancak kimliğini ifşa etmek istemeyen kişiler de olabilir elbette. Bu durumda 2 seçenek var. Ya serdaringunlugu, serdaryaziyor, serdarinblogu gibi isminizin yanına getirilecek bazı kelimelerle yeni kombinasyonlar üreteceksiniz, ya da yaratıcılığınızı konuşturup orijnal ismler bulacaksınız. Kelimelerbenim buna güzel bir örnek.

 

 

Kişisel Blog Teması Nasıl Olmalı?

 

Her blog türünde olduğu gibi kişisel bloglarda da üzerinde en çok durulan, en çok mesai harcanan konu şüphesiz tema seçimidir. Bana göre kişisel bir blogun tema seçiminde, o blogu yazanan kişinin ve hedef kitlesinin profili çok önemli rol oynar. Şöyle ki; eğer blog yazarı 15- 16 yaşlarında neşeli, coşkulu teenage biri ise tema seçimi de ona uygun hareketli ve renkli bir tema olabilir. Veya yazar 30lu yaşlarda, işinde gücünde biriyse seçeceği tema daha sade şatafattan uzak olmalıdır.

 

Fakat ne olursa olsun tema seçiminde blog sahibinin zevki kadar okuyucunun beklentileri de göz önünde bulundurulmalıdır. Dolayısıyla tema değiştirmeden önce okuyucunun fikrini almak çok önemlidir.

 

 

“Hakkımda” Sayfası Olmazsa Olmaz!

 

Eğer kişisel bir blogunuz var, insanlar sizin fikirlerinizi, görüşlerinizi, deneyimlerinizi okumak için blogunuzu ziyaret ederler. Ve bu yazıları yazanan kişinin kim olduğunu merak ederler. Mutlaka bir hakkımda sayfanız olsun ama “öylesine” değil. Okuyan kişiyi hakkınızdan gerçekten bilgi veren, eğlenceli ve samimi bir “hakkımda sayfası” oluşturmak için çaba gösterin. Bu sayfanın size okuyucu kazandırma veya kaybettirme potansiyelinin olduğunu unutmayın.

 

 

Kişisel Bloga Neler Yazılır?

 

Kişisel blogda konu sınırlaması olmadığını daha önce söylemiştim. Ancak bunu “karşılaştığım her bilgiyi blogda paylaşırım” şeklinde algılamamak gerek. Kişisel blog niteliği gereği bir tür dışa vurumdur. Yine daha önce söylediğim gibi bir ansiklopedi veya gazete değildir. Kişisel blog her zaman “BEN” odaklı olmalıdır. Peki kişisel bloga neler yazılabilir? Gelin biraz beyin fırtınası yapalım...

 

Gidilen yeni bir mekan veya şehirde yapılan gözlemler, kişisel planlar/hedefler/beklentiler, karşılaşılan ilginç/komik/sıradışı olaylar, okulda öğretmene/ofiste patrona söylemek istenip söylenemeyenler, gündemdeki olayara dair görüşler, okunan bir kitaptan/dinlenen bir albümden/izlenen bir filmden kalanlar… Liste uzar gider.

 

Tüm kişisel blog yazarlarına başarılar ve keyifli bloglar!

7 Ağustos 2013 Çarşamba

Google AdSense Reklamları İçin Başlangıç Rehberi

Hiç yorum yok :

Blog yazarak para kazanma yöntemleri arasında en yaygını PPC yöntemidir. PPC, Pay Per Click kelimelerinin baş harflerinden oluşmuş bir kısaltmadır ve ziyaretçilerin blogdaki reklamlara tıklamalarından para kazanma esasına dayanır. Dünyada ve Türkiye’de en popüler PPC reklamları ise Google AdSense reklamlarıdır. Blogunuza Google AdSense reklamlarını yerleştirerek hiç bir şey yapmadan pasif olarak para kazanmaya başlayabilirsiniz.

 

 

Kayıt Olmadan Önce

 

Google AdSense ile para kazanmak kulağa çok hoş geliyor fakat bu sisteme kabul edilmek çok da kolay değil. Bazı şartları sağlamış olmanız gerekir.

  • Öncelikle 18 yaşından büyük olmalısınız.
  • Blogunuz pornografik ve şiddet barından içerik içermemeli .
  • Blogunuzda ağır küfür, ırkçı hoşgörüsüzlükle ilişkili veya herhangi bir şahıs, grup veya kuruluş aleyhinde propaganda niteliğindeki içerik yer almamalı.
  • Blogunuzda hack, crack, warez ve  uyuşturucu ile ilgili içerikler olmamalı.
  • Blogunuzda alkol, tütün, reçeteli ilaç, silah, markaların taklit ürünleri, tez, ödev gibi şeylerin satışı yapılmamalı.
  • Blogunuz yasa dışı, yasa dışı etkinlikleri teşvik eden veya başkalarının yasal haklarını ihlal eden diğer herhangi bir içerik içermemeli.
  • Blogunuz Google’ın kalite yönergelerine uygun olmalı.
  • Ayrıca blogunuzda bir “gizlilik politikası” sayfası oluşturmalısınız. Gizlilik politikası oluşturmayla ilgili bilgi almak için buraya bakabilirsiniz.

 

Kayıt Aşaması

 

Blogunuzu kayıt aşamasına hazır hale getirdikten sonra Blogger kumanda panelindeki Kazançlar sekmesinden veya AdSense kayıt sayfasından başvurunuzu yapabilirsiniz.

 

1. Onay Süreci: Başvurunuzu yaptıktan sonra yaklaşık 2-3 günlük inceleme sürecinin ardından ilk onayı alıp almadığınızla ilgili bir e-posta gönderilir. Eğer blogunuz onaylandıysa sizden reklam birimi oluşturarak blogunuza eklemeniz istenir.

 

2. Onay Süreci: Reklam birimi oluşurmak için Google AdSense hesabınıza giriş yaparak Reklamlarım > Reklam birimleri > Yeni reklam birimi yolunu izleyerek istediğiniz boyutlarda bir reklam birimi oluşturduktan sonra verilen kodu blogunuza eklemelisiniz. Onay aşamasında 1 adet reklam birimi oluşturmanız yeterlidir ve bu reklam birimine ait kodu Blogger kumanda panelinde Yerleşim > Gadget Ekle > HTML/JavaScript Gadget yolunu takip ederek ekleyebilirsiniz.

 

Onay sürecinin tamamlanması yaklaşık 1 ata sürer bu sürede eklediğiniz reklam biriminde boş bir alan gözükür. Blogunuzun incelenmesi tamamlanıp ikinci onayı da aldıktan sonra size bir bilgi e-postası gönderilir ve birkaç saat içinde boş reklamların yerinde AdSense reklamları gözükmeye başlar. Bu andan itibaren ziyaretçileriniz reklamlara tıkladıkça hesabınızda para birikmeye başlar.

 

Kayıt ve onay işlemi tamamlandaıktan sonra da Google blogunuzu incelemeye devam eder sizden bazı kurallara uymanızı ister.

  • Kendi reklamlarınıza tıklamayın, kimseden Google reklamlarınızı tıklamasını istemeyin.
  • Reklamların yanlışlıkla tıklanmasını sağlayacak numaralardan kaçının.
  • Bir sayfaya en fazla 3 reklam birimi ekleyin ve reklam kodlarında değişiklik yapmayın.

 

Reklam Yerleşimi Ve Optimizasyonu

 

Reklam birimlerinin yerleşimini yaparken performansı olduğu kadar kullanıcı deneyimini ve Google AdSense politikalarını da göz önünde bulundurmalısınız.

  • Blogunuzun içeriğini mantıklı bir şekilde düzenleyin ve blogunuzda gezinmeyi kolaylaştırın.
  • Reklamlarınızı kullanıcıların ilgilendikleri içeriğin yakınına yerleştirin ve kullanıcıların aradıkları içeriği kolayca bulabildiklerinden emin olun.
  • Blogunuzdaki resimleri reklamlarınızla hizalamayın veya reklamın yakınındaki içeriğin reklamlarınızın biçimlendirmesini taklit etmemesine özen gösterin.
  • Reklamları, menü, gezinme veya indirme bağlantılarıyla karıştırılabilecekleri konumlara yerleştirmeyin.

AdSense yetkilileri  yaptığı araştırmalar ve A/B testleri sonucunda bloglar için en uygun reklam yerleşiminin şu şekilde olduğunu tespit etmişlerdir:

 

AdSense reklam yerleşimi

 

 

AdSense Reklamları Ne Kadar Kazandırır?

 

AdSense reklamları ile elde edilen kazanç siteden siteye farklılık gösterir. Kazancınızı belirleyecek 2 temel faktör vardır. Reklamlara tıklanma sayısı ve tıklama başına maliyet. Örneğin reklamlarınıza bir ayda 100 kez tıklandıysa ve TBM (Tıklama Başına Maliyet) 0.5$ ise o ay kazancınız 100x0.5 = 50$ olur.

 

Reklamlara tıklanma sayısını arttırmaya yönelik yerleşim ipuçlarından yukarıda kısaca bahsettim. Şimdi de TBM yani tıklama başına maliyeti arttırmak için neler yapabileceğinizden bahsedelim.

  • Reklam birimlerinizin tümü için hem metin reklamların hem de resim reklamların/zengin medya reklamlarının gösterilmesi seçeneğini etkinleştirin.
  • Filtre listenizi kısa tutun, böylece yüksek ödeme yapan reklamları engelleyerek gelir potansiyelinizi azaltmamış olursunuz.
  • Yerleşim hedeflemeye yönelik özel kanallarınızı oluşturarak siteniz için rekabet eden reklam sayısını artırın.
  • Blogunuzda belli konulara odaklanarak kaliteli içerik üretin.

 

Başlangıç için bu kadar bilgi yeterli diye düşünüyorum. İlerleyen günlerde AdSense reklamları ile daha fazla kazanmanıza yardımcı olacak makaleler yazmaya devam edeceğim.

 

Bol kazançlar!

Faydalandığım kaynaklar: - https://support.google.com/adsense/

                                  - http://adsense.blogspot.com/

                                  - http://productforums.google.com/forum/#!forum/adsense-tr