11 Kasım 2013 Pazartesi
Blog Hocam, Bumerang Ödülleri’nde Finalde!
Bu yıl üçüncüsü düzenlenen fakat benim ilk kez katıldığım Bumerang Ödülleri’nde finalistler belli oldu. 6 kategoride 1500’den fazla blogun başvurduğu ve 45000’den fazla SMS oyunun kullanıldığı yarışmada Blog Hocam sizlerin oylarıyla ilk 10’a kalmayı başardı.
Oy veren, vermek isteyip de veremeyen, destekleyen, iyi dileklerini ileten herkse sonsuz teşekkür ediyorum. Çünkü Blog Hocam sadece okuyucuların yani sizlerin oylarıyla finale kaldı. Ne bir akrabam, ne de bir arkadaşım oy vermedi. Sadece eşim ve abimden oy vermelerini istedim, onlar da reddetti : )
SMS oylamasında finale kalan tüm blogların listesi şöyle:
Finale kalan tüm blogları ayrıca tebrik ederim. Artık söz jüride. Finalistler arasında ilk 3’ü jüri belirleyecek. Blog Hocam’ın yarıştığı “En Sosyal Blog”kategorisinde jüri şu isimlerden oluşuyor:
- Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya Bölümü Öğretim Görevlisi İsmail Hakkı Polat
- Hürriyet Sosyal Medya Editörü Şermin Terzi
- Tribal Worldwide ve Apple UK Freelance Kreatif Direktörü Arda Erdik
- Komedyen Ceyhun Yılmaz
Finale kalanlar arasında Blog Hocam’ı takip eden ve bu şekilde tanıştığım bloglar olması da beni sevindirdi. Örneğin benim yarıştığım kategoride Soran Anne ve Mamonttenka uzun süredir tanıdığım ve zaman zaman mesajlaştığım bloggerlar. Eğer ben kazanamazsam onların kazanmasını isterim elbette :)
Resmi duyuru: http://bumhaber.hurriyet.com.tr/2013/11/3-bumerang-odullerinde-ilk-10-heyecani/
15 Ekim 2013 Salı
Blog Hocam 2013 Bumerang Ödüllerinde
Konuya girmeden önce Kurban Bayramınızı kutlamak istiyorum. Herkese sevdikleriyle mutlu bir bayram geçirmesini dilerim.
Gelelim konumuza… Her senenin sonunda, o seneye ait en iyi blogların seçildiği “Bumerang Ödülleri”nin bu yıl üçüncüsü düzenleniyor. Sadece Bumerang altın ve platin üyelerin katılabildiği Bumerang Ödülleri, her sene merakla beklenen ve ödül töreniyle adından söz ettiren bir etkinlik haline geldi. Bunun için Bumerang’a teşekkür etmeliyiz sanırım.
2011 ve 2012 yıllarındaki Bumerang Ödülleri’ne blogumu ve kendimi iddialı görmediğim için katılmamıştım. Ancak özellikle geçen sene, gerek sosyal medyadan gerek de ilgili yazıya yapılan yorumlarda katılmam yönünde cesaretlendirici ve tabiri caizse gaza getirici yorumlar almıştım. Bu nedenle 2013 “Bumerang Ödülleri”ne katılmaya karar verdim.
“En Sosyal Blog” Kategorisinde Adayım
Esasında yarışacağım kategoriyi seçerken “en uzman” ve “en sosyal” kategorileri arasında kalmış, hatta sosyal medya hesaplarımdan fikirlerinizi almıştım. Kategorilerin açıklamalarını defalarca okuyunca Blog Hocam’a en uygun kategorinin “En Sosyal Blog” kategorisi olduğuna karar verip başvurumu yaptım.
Peki En Sosyal Blog nedir?
Bumerang, en sosyal blog olma riterlerini şu şekilde belirlemiş:
- Sosyal medyayı yakından takip ederek aktif kullanan
- Tüm platformlarda okuyucularıyla etkileşim halinde olan,
- Okuyucu yorumlarına önem veren,
- Okuyucularına kendi alanında özgün içerikler sunan,
- Sitesini faydalı widgetlarla zenginleştiren
Eğer siz de benim gibi Blog Hocam’ın bu kriterlere uygun olduğunu düşünüyor ve desteklemek isiyorsanız oylarınızı bekliyorum.
Oy Nasıl Verilir?
Blog Hocam’a “En Sosyal Blog” olması için oy vermek isteresniz yapmanız gereken şey oldukça basit. Blog Hocam oylama sayfasına giderek cep telefonunu numaranızı girdikten sonra doğrulama kodunun SMS olarak gelmesini isteyin, aglen doğrulama kodunu bir alttaki kutucuğa yazarak oy ver butonuna tıklayın.
Not: Oy verme işleminin ücretsiz olduğunu ve her katgeoride sadece 1 bloga oy verebileceğinizi hatırlatmak isterim.
“Bumerang Ödülleri”ne katılacak diğer blog yazarlarına da şans ve başarı dileklerimi iletmek istiyorum. Umarım hak eden bloglar ödüllerini alırlar.
1 Eylül 2013 Pazar
Tablet Çekilişinin Sonuçları Belli Oldu!
Yaklaşık 10 gün önce KartTR’nin sponsorluğunda düzenlediğim çekilişin sonuçlrını 4 Eylül çarşamba günü duyuracağımı açıklamıştım fakat özel sebeplerden ötürü bu tarihi daha erkene aldım. Katılımcılar için de daha iyi olduğunu düşünüyorum. Yine de çekilşi takvimine uyamadığım için herkesten özür dilerim.
Gelelim çekilşin sonuçlarına. Çekiliş kurallarına ugun 93 kişi katılımda bulundu. Daha önceki çekilişlerde olduğu gibi bunda da çoğunluk bayan bloggerdı. Random.org aracıyla yapılan çekiliş sonucunda ismi ilk 3 sırada çıkanlar ödül kazanırken, arkasından gelen 3 kişi her ihtmale karşı yedek talihli oldu.
Resmimde de gördüğünüz gibi;
1. Fatma Nur Yangın, tablet bilgisayarı kazandı.
2. Burak Demircan, Mp3 çaları kazandı.
3. Cansu Selin, kitap setini kazandı.
4.5. ve 6. sıradaki Elif Hazal Taşkıngül, Seyfettin Bozkurt ve Ezgi Örentepe ise yedek talihli oldular.
Her zaman olduğu gibi çekiliş anının video kaydını yaptım. İsterseniz izleyebilirsiniz:
Kazananları tebrik ederim!
1 Temmuz 2013 Pazartesi
Yorum Yazmanın Da Bir Adabı Var
Blogların en güzel özelliklerinden biri yorum bölümü sayesinde okuyucu ile yazarın yazılar hakkında fikir alışverişinde bulunabilmesi, yazarın feedback alabilmesi ve yazar-okuyucu etkileşiminin sağlanabilmesi. Fakat yorumlarda işler her zaman olması gerektiği gibi yürümüyor.
Yorumlar çoğu zaman blog yazarının bir numaralı motivasyon kaynağı oluyor. Benim için de öyle. Yazılarımın çoğuna yorum yapılıyor ve eğer bu yorumlar olmasaydı Blog Hocam’ı yazmaya devam edermiydim emin değilim.
Fakat yukarıda da söylediğim gibi işler her zaman olması gerektiği gibi olmuyor. Bazen öyle yorumlar geliyor ki insanı çileden çıkarıyor. Yorumlar ve yorumcular hakkında tespit, sitem ve önerilerden oluşan bir yazı yazmak istedim bugün.
Çakma SEO’culara Dikkat!
Google’da ilk sırada çıkmanın önemini düşünürseniz SEO’nun nasıl bu kadar büyük bir sektör haline dönüştüğünü anlayabilirsiniz. Fakat ülkemizde başarılı profesyonel SEO ajanslarının sayısı bir elin parmakların geçmiyor ne yazık ki. Türkiye’de ki, SEO hizmeti verdiğini iddia eden kişilerin ve sözde kurumların yaptığı tek şey sağa sola link eklemek. Bunun için de bol bol blogları kullanıyorlar. Adı/URL şeklinde yorum yazarak burada anahtar kelime kullanıyor veya yorumun içerisinde anahtar kelime kullanarak link ekliyorlar.
Buradan bu arkadaşlara bir mesajım var. Zahmet edip de böyle yorumlar yazmayın, hepsini siliyorum. Diğer tüm blogger arkadaşlardan da rica ediyorum, blogunuzda bu tarz yorumlara müsade etmeyin.
Reklam Ve Link İçeren Yorumlar
Genellikle yorumlarda link verilmesine müdahele etmiyorum fakat konuyla ilgili olması ve okuyucuya fayda sağlaması şartıyla. Bazı arkadaşlar yorum bölümünü bir ilan tahtası olarak görüp bloglarını tanıtımını ve linkini içeren yorumlar yazıyorlar. Bu tür yorumları da sildiğimi belirtmek istiyorum.
Halbuki bunun yerine profilinizle faydalı, mantıklı yorumlar yapsanız benim ve diğer okuyucuların dikkatini çeker, belki de sadık takipçiler kazanabilirsiniz.
Anonim Yorumları Dikkate Almıyorum
Blog Hocam’ı okuyan ve yorum yazanların neredeyse tamamı hali hazırda blog yazan kişiler. Dolayısıyla bu kişilerden yorum yazarken Google profilleriyle veya kendi isimleriyle yorum yazmalarını bekliyorum. Anonim yani Adsız yorumlar sadece blog sahibi olmayan kişiler için. Anonim yorum yazan blogcular benden cevap beklemesinler.
Hitap Şeklinize Lütfen Dikkat Edin
İş hayatından dolayı insanlara bey/bayan şeklinde hitap etmek bir alışkanlık haline dönüştü bende. Öyle ki iş yerinde öz ağabeyime bile “Mustafa Bey” diye hitap ediyorum. Bu yüzden okuyuculara hitap şeklim de genellikle bu şekilde oluyor.
Bu şekilde bir alışkanlığı olmayan insanlardan bana “Serdar Bey” diye hitap etmelerini beklemiyorum ama en azında “kardeş”, “hacı”, “birader” gibi hitap şekillerini de kullanmayın. Bu şekilde hitap içeren yorumlara çok kızıyorum ve genellikle cevaplamıyorum. Anlayın lütfen.
Yorumlarınızı Takip Edin
Google profilinizle yorum yapmanın en önemli avantajlarından biri yorum yaptığınız konuya yazılan diğer yorumları e-posta ile takip edebilmenizdir. Bunu, hem yazar saygı hem de sorunuzun cevabını öğrenmek adına alışkanlık haline getirmenizi öneririm.
Yorum kutusunun sağ at tarafındaki “E-posta ile takip et” linkine tıkladıktan sonra, o yazıya yapılacak yeni yorumlar otomatik olarak e-posta adresinize gönderilir.
Konuyla Alakasız Yorumlar Yazmayın
İlk aylarda tek tük yorum geldiği için bu konuyu pek dert etmiyordum fakat zamanla içinden çıkılmaz bir hale dönüşünce yorum formunun üzerinde gördüğünüz uyarı mesajı ekledim. Ancak bu uyarıya rağmen hala alakasız yorumlar gelmeye devam ediyor.
Konuyu dağıtmamak ve yorumları takip eden kişilere saygısızlık yapmamak için bu uyarıya özen gösterilmesi gerektiğini düşünüyorum. Zaten iletişim formu da bu gibi durumlar için değil mi?
Hakaret İçermediği Sürece Olumsuz Yorumlara Açığım
Yazılar veya blogla ilgili olumsuz bir yorum geldiğinde, yanına “sileceğini biliyorum ama…” şeklinde bir not eklenir genelde :) Yanılıyorsunuz ve bu notu yazmanıza gerek yok. Hakaret içermediği sürece olumsuz yorum ve eleştirilere açığım. Hiç birini silmiyorum.
Bunlar; bugüne kadar Blog Hocam’a gelen 7000’den fazla yorumdan edindiğim tecrübeler. Eminim benimle aynı problemleri olan pek çok blog yazarı vardır.
Ve elbette yorumlarınızı bekliyorum :)
3 Mayıs 2013 Cuma
Blog Hocam’ın “5N1K”sı
Bu yazıda 5N1K yöntemini Blog Hocam’a uygulamayı deneyeceğim ve sizden de kendi blogunuza uygulamanızı isteyeceğim. Bakalım nasıl sonuçlar çıkacak ortaya. Hadi başlayalım…
Ne?
Blog Hocam’da ne yazıyorum? Blog yazarlığı ana teması altında blog yazarlarını ilgilendiren pek çok konuda yazıyorum. Slogandan da anlayacağınız gibi bloglarınızı iyileştirmenize yardımcı olması açısından bilgi ve deneyimlerimi aktarmaya çalışıyorum. Blog Hocam’ın her seviyede blog yazarına hitap ettiğini söyleyebilirim.Çünkü içeriklerimin çoğunu okuyucunun talepleri doğrultusunda oluşturuyorum. Blog Hocam’da yer alan konu başlıkları ise şöyle:
Blog Araçları – Blog Hocam – Blog Makaleleri – Blog Temelleri – Blog İpuçları – Blogger Eklentileri – Blogger İpuçları – Blogger Şablonları – Misafir Yazılar – SEO – Sosyal Medya – Sponsor
Blog dünysındaki gelişmelere ve okuyuculardan gelen isteklere göre ileride bunlara yeni konu başlıkları da eklenebilir elbette. Şimdilik mevcut konu başlıkları bu şekilde.
Neden?
Blog Hocam’ı neden oluşturdum/yazıyorum? Öğrencilik yıllarımda tanışmış olduğum blog yazma işi zamanla bende bir tutkuya dönüşmüştü. Ancak okul hayatı bitip işlerimi yoluna koyana çok yoğun bir dönem geçirmiş ve blog yazmak için hiç fırsat bulamamıştım. Ailemle oturduğum evimiz (Maltepe) iş yerime (Beylikdüzü) çok uzak olduğu için işime yakın bir yerde ev tutmaya karar verdim. Artık işlerimi yoluna koymuştum ve akşamları evde tek başıma vakit geçirmeye çalışıyordum. Yine böyle bir akşamda Webrazzi’de bloglarla ilgili bir yazı okuduktan sonra beni oyalayacak bir blog oluşturmaya karar verdim. Hangi konuda yazsam diye düşünürken blog yazarlığı hakkında yazmanın eğlenceli olacağını düşündüm ve Blog Hocam’ı oluşturdum (Şubat ‘11).
Nasıl?
Blog Hocam’ı nasıl yazıyorum? Uzun yazıları okumayı ve yazmayı seviyorum. Yazılarımda mutlaka en az 1 görsel kullanırım. Blog yazılarımda görseli 2 şekilde kullanıyorum. Ya resimli bir anlatım yaparken açıklayıcı bir görsel kullanıyorum ya da yazının konusuyla ilgili bir anahtar kelime belirleyip ücretsiz stock fotoğraf sitelerinde o anahtar kelime ile ilgili bir görsel bulup yazıya ekliyorum. Ayrıca yazılarımda dahili ve harici linklere yer vermeyi de seviyorum.
Yazılarımı yazar yazmaz yayınlamam. Bir içerik takvcimim vardır ve yazımı yazdıktan sonra o takvimde belirlediğim bir güne yerleştiririm. Günü geldiğinde de yayınlarım.
Nerede?
Blog Hocam’ı nerede yazıyorum? Öğrenciyken part time olarak bir teknoloji mağazasında (Techbuy) çalışsam da gelişen teknolojiye ayak uydurumadığımı itiraf etmeliyim : ) Tablet bilgisayar ve akıllı telefon kullanmadığım için yazılarımı laptop ve desktop bilgisayarlarımda yazıyorum. Ofiste 2 bilgisayarım vardır. Biri işlerim için kullandığım Macbook, diğeri ise kişisel kulanım için aldığım Casper. Genelde ikisi de önümde açık olur ve fırsat bulduğumda yazılarımı yazmaya burada başlarım, akşam eve gittiğimde bitiririm : ) Ev ve ofis dıışında yazı yazdığım bir yer olmadı henüz.
Ne Zaman?
Blog Hocam’ı ne zaman yazıyorum? İçerik üretme onusunda çok tutarlı olduğumu söyleyemiyorum. Günde 2 yazı yazdığım da oluyor, 1 hafta yazı yazamadığımda. İçerik takvimim ve misafir yazarlar sayesinde haftada 3 yazı geleneğini bozmadan Blog Hocam’ı güncel tutabiliyorum.
Dördüncü maddede de yazdığım gibi yazılarımı yazmaya genelde ofista başlarım. Özellikle öğle yemeğini yedikten sonra çayımı/kahvemi içerken (saat 12-13 civarı) yazı yazmak bir alışkanlık oldu. Akşam eve gelip yemeğimi yedikten sonra yapacak bir şeyim yoksa gece geç saatlere kadar Blog Hocam’la ilgileniyorum, yazılarımı tamamlıyorum, mesajları cevaplıyorum.
Kim?
Blog Hocam’ı kim yazıyor? Artık tanıyorsunuz beni : ) Serdar Kara, 1984 doğumlu, işinde gücünde, ailesine bağlı, vatanını milletini çok seven, mühendislik okumasına rağmen mesleğini sadece 1 sene yapan, hayallerinin peşinde koşan bir Türk genci. Daha fazlası için değerli okuldaşım +ozgehan omag ‘ın benimle yaptığı röportajı okuyabilirsiniz.
Ayrıca Blog Hocam’da Cuma günleri misafir yazarlara ayrılmıştır. Kurallara uygun yazılarak gönderilen yazıları yayınlıyorum. Bu vesileyle katkıda bulunan misafir yazar arkadaşlara bir kez daha teşekkür ederim.
Söz Sizde
Blog Hocam’ın 5N1K’sı bu şekilde. Farklı ve keyifli bir yazı olduğunu düşünüyorum. Sizden ricam kendi blogunuzun 5N1K’sını yazmanız ve linkini burada yorum olarak paylaşmanız. Sizin 5N1K’nızı merak ediyorum. Ben yazarken çok keyif aldım, eminim siz de yazarken aynı keyfi alacaksınız.
25 Mart 2013 Pazartesi
Blog Hocam DMOZ’da! Ama Nasıl?
Blog Hocam’ı açtığımdan beri DMOZ’a kayııt olmak ve DMOZ ile ilgili bir yazı yazmak aklıma gelmemişti. Geçtiğimiz ay konuyla ilgili bir tartışmayı okuyunca henüz DMOZ başvurusu yapmadığımı hatırladım ve Blog Hocam’ı DMOZ’a eklemek için kolları sıvadım. Kolları sıvadım derken aşağıdaki adımlar dışında hiç ekstra hiç bir şey yapmadım. Kişisel blog katgorisine giderek yönergelere uygun başvurumu yaptım ve yaklaşık 1 ay sonra DMOZ’da arama yaptığımda dizine eklendiğini gördüm. Sonra da bu yazı çıktı ortya :)
DMOZ Nedir?
DMOZ, web sitelerinin gönüllü editörler tarafından konularına göre ayrılarak yayınlandığı açık dizin projesidir. DMOZ, web'in en büyük ve en popüler arama motorlarının ve portallarının dizin hizmetlerini güçlendirmektedir. .Bu arama motorlarından biri de Google’dır.
DMOZ’a kayıt olmanın önemi buradan gelir. Google, Yahoo gibi yüzlerce arama motoru dizin servisi olarak DMOZ verilirini kullanır ve DMOZ’a eklenen sitelere daha çok önem verir.
Sitemi DMOZ’a Nasıl Ekleyebilirim?
DMOZ’a site eklemek tamamen ücretsizdir ancak amaç kaliteli bir dizin oluşturmak olduğu için her başvuru kabul edilmez. Şimdi gelin sitenizi DMOZ’a adım adım nasıl ekleyeceğinizden bashsedelim.
1. Siteniz Uygun mu?
Sitenizin DMOZ’a eklenmesi için bazı kurallara uygun olması gerekir. Bunların başında sitenizin çocuk pornografisi, hakaret ve iftira, fikir ve sanat eseri haklarını çiğneyen materyaller, ve yasa dışı etkinliklerin (sahtecilik ve şiddet gibi) savunuculuğunu yapan materyaller gibi yasa dışı içerik barınıdırmaması gerekir. Ayrıca yeterli içeriğe sahip olmayan ve henüz tamamlanmamış sitelerin başvuruları da kabul edilmez.
2. Doğru Kategoriyi Seçin
DMOZ’da dtaylı ir kategori yapısı vardır. Başvurunuzun kabul edilmesi için sitenize en uygun kategoriyi bulmanız gerekir. Başvurunuzu sadece tek bir kategoriye yapmalısınız. Uygun olmayan veya alakasız kategorilere gönderilen siteler reddedilebilir veya silinebilir. Sitenizin konusuna en uygun kategoriye girdikten sonra üstteki adres öner linkine tıklayarak başvuru aşamasına geçebilirsiniz.
3. Formu Doğru Bir Şekilde Doldurun
Başvuru formundaki her öğenin altında o öğeyle ilgili gerekli bilgi yer alır. Formu doldururken objektif ve gerçekçi bir şekilde doldurmalısınız. Reklam amaçlı anahtar kelimlerle dolu bir başvurunun kabul edilmesi söz konusu olmaz.
4. Onay Süreci
Başvurunuzu yaptıktan sonra o kategorinin editörü sitenizi dizine ekleyip eklememeye karar verir. Başvurunun değerlendirilme süresi o kategoriye yapılan başvuru yoğunluğuna ve editörün bu işe yeterince zaman ayırıp ayırmamasına bağlı olarak birkaç hafta hatta birkaç ayı bulablir.
Hepinize bu başvuru sürecinde bol şans dilerim. Çünkü bu iş biraz da şans işi :)
13 Mart 2013 Çarşamba
“En”lerin Meydanına Davetlisiniz
Sizlere Türkiye’nin “en”lerinin seçildiği bir online yarışma platformu olan En Türkiye’yi tanıtmak istiyorum. Sitenin çalışma mantığı çok basit. Çeşitli kategorilerde “en”lerin seçildiği yarışmalar düzenleniyor. Oylama sonucunda en çok oy alan kişi de ödüller kazanıyor.
Ne Tür Yarışmalar Var?
“En” yarışmaları her zaman olağanüstü yetenekli olmanızı gerektiren yarışmalar değildir. Bazen beceriksiz olmanız da size muhteşem ödülleri kazandırabilir. Örneğin yarışmalar “ En iyi ses yarışması “ gibi yetenek gerektiren yarışmalar olabileceği “Başınızdan geçen en komik anınız “ başlığı ile açılmış bir yarışma da olabilir. Her türlü şartta iki altın kural vardır birincisi 2. veya 3. ‘ye ödülümüz yok ikincisi ise yarışmalarımızın sonu yok elbet birgün sizde kendinize uygun bir yarışmaya katılarak hafife alınmayacak ödüller kazanabilirsiniz.
En Türkiye’ye Nasıl Üye Olabilirim? Yarışmalara Nasıl Katılabilirim?
1. Adım: En Türkiye ana sayfasına giderek sağ üstte bulunan üye ol butonuna tıklayın ve üyelik formunu doldurun.
2.Adım: Üyelik formunu başırılı bir şekilde doldurduktan sonra kullanıcı sözleşmenizi kabul etmeniz ve ondan sonra gelecek üyelik bilgileri sayfasındaki bilgileri eksik olarak doldurmanız gerekmektedir.
3. Adım: Ana sayfada bulunan En Vitrini bölümünde yayında olan yarışmalar listelenir.
Bu vitrinden kendinize uygun yarışmayı seçer üstüne tıklarsanız o yarısmaya katılan
diger yarışmacıları asagıdaki resimdeki gibi listelenmis bir şekilde görürsünüz..
Açılan sayfadaki “ yarışmaya katıl “ butonu ile yarışmalara katılabilirsiniz.Eger
yayında olan yarışma katılıma kapalı sadece oy verebileceginiz bir yarışma ise
bu sayfada “ oylamaya katıl ” butonunu görürsünüz.
4. Adım: Üye girişi yapıp herhangi bir yarışmanın listeleme sayfasındaki “yarışmaya
katıl” butonuna bastıgınızda asagıdaki sayfaya yani yarısmaya katılma
sihirbazına yönelirsiniz. Bu bölümdeki adımları teker teker ilerleyerek yarısmaya
katılım aşamasını gerçekleştirmis olursunuz.
5. Adım: Girdiginiz içerigin uygun bulunması halinde siz de katılanların arasında yerinizi alırsınız. Bu aşamadan sonra en çok oyu almanız ve jüri üyelerinin onaylaması halinde
yarışmayı kazanan siz olur muhtesem ödülün sahibi siz olursunuz.
Blog Yazarları Neden Üye Olmalı?
Bu sitede en iyi makale, en iyi blog, en iyi blog yazarı, en iyi blog tasarımı gibi konularda da yarışmalar düzenlenecek. Her kategoride blog yazan kişiler için çok uygun yarışmalar olacak. Üstelik bu yarışmalardan birinde kazanan siz olursanız, yarışma sponsorunun vereceği ödüllerin dışında En Türkiye ana sayfasında reklamınızın yapılacağını da belirtmek isterim.
22 Şubat 2013 Cuma
Blog Hocam 2 Yaşında
Zaman ne çabuk geçiyor… Tam 2 sene önce bu gün sizlere “hoşgeldiniz” diyerek ilk yazımı yayınlamıştım. Halbuki ilk yazmda kullanacağım resmi seçerken yaşadığım kararsızlık dün gibi aklımda : )
Blog Hocam gibi okuyucuyla yazar arasında soru-cevap ilişkisi bulunan bir blogu 2 sene boyunca kaliteden ödün vermeden güncel tutmak gerçekten çok zor. Sağ taraftaki yorum sayacından blogun yorum bölümünün ne kadar aktif olduğunu görüyorsunuz zaten. Sadece bununla da bitmmiyor. Her gün iletişim formu aracılığıyla gelen onlarca mesaja, sosyal medya hesaplarına gelen onlarca soruya da elimden geldiğince cevap vermeye çalışıyorum. Mutlaka aksaklıklar oluyordur ama 2 yıl boyunca iyi idare ettiğimi düşünüyorum.
2 yıllık süreçte bu yazıyla birlikte 363 yazı yayınlamışım. Bu yazılara 5400’den fazla yorum yazılmış. İlk yılımdaki aktifliğin devam etmesi sevindiriciydi benim için.
Bir blogcunun en çok istediği şey sanırım sürekli takipçi yani abone sayısını arttırmaktır. Ben de hit denen yüzeysel ifadeyle uğraşmak yerine abone kazanmaya odaklandım. Geriye dönüp 1. yaşımı kutladığım yazıma baktığımda ne kadar başarılı olduğumu gördüm. İlk yılımda abone sayım 360 iken şu anda 1400’lerde. %400 gibi bir artış söz konusu. Aynı şekilde sosyal medya hesaplarımdaki takipçilerimin sayısında da ciddi artış oldu. Örneğin Facebook sayfamı takip edenlerin sayısı 200’lerden 800’lere, Twitter hesabımı takip edenlrin sayısı 90’lardan 600’lere, Google+ sayfamı takip edenlerin saysı 20’lerden 130’lara çıktı.
Tüm bu verilere bakarak verimli 2 yıl sonunda blogosferde belli bir yere geldiğimi söyleyebilirim sanırım. Bunun için takip eden, yorum yazan, destek olan herkese çok teşekkür ederim. Umarım seneye bu gün Blog Hocam’ın 3. yaşını kutlayan yazımı da okursunuz.
Yazımı br nostalji yaparak bitirmek istiyorum. Uzun zamandır blogumu takip eden genç arkadaşım Uğur blogunda Blog Hocam’ın kurulduğu günden beri tasarımındaki değişimleri gösteren bir yazı yayınlamıştı. O yazıdan faydalanarak size Blog Hocam’ın eski görüntülerini hatırlatmak istiyorum.
| 15 Haziran 2011 | 7 Ekim 2011 | 1 Ocak 2012 |
2 Ocak 2013 Çarşamba
Blog Hocam İçin 2013 Düşüncelerim
2012 yılı Blog Hocam için iyi geçti diyebilirim. Blogla ilgili hedeflerime büyük ölçüde ulaştım. 2013 yılının bu ilk yazısında da önümüzdeki 1 yıl içinde Blog Hocam ile ilgili plan, düşünce ve hedeflerimden bahsetmek istiyorum.
Güncellik
Blog Hocam için öncelikli hedefim blogu güncel tutabilmek. 2013 yılı özel hayatımda önemli adımlar atacağım bir yıl olacak. Şartlardan ötürü blogla eskisi kadar çok ilgilenemeyebilirim. Geçtiğimiz yıl haftada 3 yazı yayınlıyordum. Önümüzdeki yıl ise bu sayı 2’ye düşebilir. Diğer gün için sizin misafir yazılarınıza ihtiyacım olacak. Haftada ortalama 2.5 yazı ortalaması turtturmuşsam kendimi başarılı sayacağım.
Kalite
Blog Hocam’ı bu kadar çok kişinin takip etmesindeki neden içeriğin kalitesi ve özgünlüğü. Bir içerik yazarken araştırıyorum, düşünüyorum, inceliyorum, deniyorum. Bazen 250 kelimelik bir yazı 2 gün uğraştığım oluyor. 2013 yılında belki eskisi kadar sık yazamayacağım ama yazılarımın kalitesinden kesinlikle ödün vermeyeceğim. Bundan emin olabilirsiniz.
Yardımcı Yazar
2-3 ay sonra yoğunluktan dolayı içerik üretmekte sıkıntı yaşayabileyeceğimi söylemiştim. Bu durumda benim yönlendirmem doğrultusunda benzer kalitede içerik üretebilecek 1-2 yazar almak istiyorum. Üstelik bu yazarlra güvenip, performanslarından memnun kalırsam bloga reklam alarak gelirini yazarlara paylaştırmak istiyorum.
Ödüller, Çekilişler, Yarışmalar
Bildiğiniz gibi gelen onca teklife rağmen Blog Hocam’a geçtiğimiz 2 yıl boyunca reklam almadım. 2013 yılında bu konuda bazı düşüncelerim var. Markaların, düzenleyeceğim etkinliklere sponsor olmalarına ve karşılığında bana ücret vermek yerine okuyucularıma hediyeler vermelerine izin vereceğim.
Daha Fazla Misafir Yazı
Blog Hocam’ın promosyonu, tanıtımı ve optimizasyon çalışmaları için neredeyse hiç çaba sarfetmiyorum. Önümüzdeki yıl bunu en sevdiğim şeyi yaparak telafi etmeye çalışacağım. İçerik üreterek. Takip ettiğim kaliteli ve popüler bloglar için içerik üreterek onlara misafir olmak gibi bir hedefim var. Zaman zaman zaman misafir yazılar yazıyordum ancak önümüzdeki yıl bu sayının artmasını umuyorum.
Ve Yeni Bir Blog
Bu düşüncemi daha önce Google+ profilimde yazmıştım. Blog Hocam’ı okuyucular için yazıyorum. Okuyucuyla etkileşime geçmek ve onlara yardımcı olduğumu görmek bana iyi geliyor. Ama bir yandan da kendim için yazmak istiyorum. Aklımdakileri yazdığım kişisel bir blogum olsa fena mı olurdu? İşte bunun için kişisel blog oluşturmak gibi bir hedefim var.
2013 yılında Blog Hocam için düşüncelerim bu şekilde. Bu vesileyle tüm okuyucularıma mutlu bir yıl geçirmelerini diliyorum. Umarım her şey istediğiniz gibi olur ve hayattaki tüm hedeflerinize ulaşırsınız.
Mutlu Yıllar!
30 Aralık 2012 Pazar
Blog Hocam 2012 Değerlendirmesi
2012 yılının son yazısında bu yılın Blog Hocam açısından nasıl geçtiğinden kısaca bahsetmek istiyorum.
Blog Hocam’a 1 yıl boyunca düzenli olarak içerik eklemeyi başardığım için biraz şaşkın, biraz da gururluyum : ) Şaşkınlığım nedeni, Blog Hocam’ı bu kadar güncel tutmayı hiç beklemememden kaynaklanıyor. Bu kadar işin gücün arasında haftada üç yazı yayınlayarak Blog Hocam’ı güncel tutmak benim zaman yönetimi konusunda kendimi geliştirdiğimi ve başarılı olduğumu gösteriyor. Bu yüzden de oldukça mutlu ve gururluyum.
Gönderdikleri miasfir yazılarla Blog Hocam’ı güncel tutmama yardımcı olan Ruhsuz Atmaca, Batuhan Şası, Ehli Blog, Mert Olgun, Fırat Yalçın, Selçuk Duran, Akif Ulutaş, Duygu Uygun, Polat Büyükarslan, Mustafa Başer, Sercan Sak, Burak Göç, Sadık Bozkurt ve Ali Kaya arkadaşlarıma da teşekür etmek istiyorum.
Blog Hocam’ı güncel tutmak trafik ve takipçi olarak bir önceki seneye oranla daha yüksek seviyelere çıkmamı sağladı ama başarı kriteri olarak asla bunu görmüyorum. Daha önce de söylediğim gibi bence başarı, koyduğunuz hedeflere ne kadar yaklaştığınızla alakalıdır. 2012 yılına başlarken hedefim Blog Hocam’ın etrafında bir topluluk oluşturmak, sadık bir okuyucu kitlesine sahip olmak ve sosyal networkümü genişletmekti.
Blog Hocam ile ilgili hedeflerime büyük ölçüde yaklaştım sayılır. Bu yüzden 2012 yılı başarılı geçti diyebiliyorum. 2013 hedeflerimden ise yeni yılın ilk yazısında bahsedeceğim kısmet olursa.
Biraz da istatistiklerden bahsetmek gerekirse 2012 yılında Blog Hocam’a 94 ülke ve 858 farklı şehirden yaklaşık 130.000 ziyaretçi gelmiş. Blog Hocam’ı en çok ziyaret eden 10 şehir şöyle:
2012 yılında trafik kaynakların çeşitliliğinde de ciddi bir artış oldu. Trafiğin %64’ü tahmin edeceğiniz gibi Google’dan geliyor. Blog Hocam’a en çok trafik gönderen 10 blog ise şöyle:
- Marifetane
- Hypon
- Değmesin Yağlı Boya
- Blog Hocam Sementit :)
- Affiliate Hocası
- Yorumhane
- Elifce Karalamalar
- Kemal Sunal Filmleri
- Mekilanın Gezegeni
- Ocabbaroğlu
En çok trafik gönderen 10 blog bunlar. Bunların dışında pek çok blog, forum ve diğer siteler trafik göndermişler. Hepsine teşekkürü bir borç bilirim.
Gelelim 2012 yılında en çok okunan yazılara. İşte en çok okunan daha doğrusu en çok ziyaret edilen 10 yazı:
- FBML İle Facebook Sayfasına Hoşgeldiniz Sekmesi Ekleme
- Blogger Şablon Yükleme
- Blogger’a Yatay Link Menüsü Ekleme
- Kullandığım “Resimli Benzer Yazılar” Eklentisini Paylaşıyorum
- Tüm Zamanların En Özellikli Blogger Teması
- Tasarımıyla Fark Yaratan Bloglar
- 3 Sütunlu Türkçe Blogger Teması: WP-OpenCart
- Blogunuza Sabit Açılır Facebook Beğen Kutusu Ekleyin
- Yazıları Çerçeve İçine Almak
- Blogger Galeri Sayfası Oluşturma
Söz Sizde
Benim ve Google Analytics’in gözünden 2012 yılı Blog Hocam için böyle geçti. Bir de size sormak istiyorum. 2012 yılında Blog Hocam’ın performansı nasıldı? Ne umdunuz, ne buldunuz? Beklentileriniz karşılandı mı? Eleştirmek istediğiniz noktalar var mı? Paylaşırsanız sevinirim.
7 Eylül 2012 Cuma
Misafir Yazı Göndermek İsteyenlere Hatırlatma
Son zamanlarda misafir blogculuğa olan ilgiden çok memnunum.Bugüne kadar 13 adet misafir yazı yayınladım blogda.Özellikle Blog Hocam’a misafir olduğunuzda neler kazanacağınızı bir örnekle açıkladığım yazıdan sonra yazı gönderen kişi sayısı oldukça arttı.Ancak insanlar sanırım misafir blogculukla ilgili yazdığım yazıları veya hazırladığım mini e-kitabı okumadıkları için ısrarla alakasız ve kendi bloglarında yayınladıkları yazıları gönderiyorlar.Artık bu yazıyı yazmak umumi bir ihtiyaç haline dönüştü.
Blog Hocam’a Uygun Konularda Yazın
Blog Hocam’ın okuyucu kitlesinin çok büyük bölümü blog yazarlarından oluşuyor.Dolayısıyla yazacağınız yazı blog yazarlarını ilgilendiren bir konu olmalı.
Gelen mesajlarda “bana bir konu söyle, o konuda yazayım” gibi şeylerle de karşılaştım.Misafir blogculukta böyle ısmarlama yazı söz konusu değildir.
Ayrıca insanların kolayına geldiği için bir temayı veya eklentiyi tanıtan yazılar gönderiyorlar.Bu tür yazıları da kabul etmediğimi belirteyim.
Kendi Blogunuzdaki Bir Yazıyı Göndermeyin
İşte en sık karşılaştığım olay bu.Kendi blogundaki bir yazıyı “al bu yazıyı misafir yazı olarak yayınla” şeklinde çok mesaj alıyorum.Misafir blogculuk başka bir blog için içerik üretmektir.Bana gönderdiğiniz yazı daha önce başka bir yerde yayınlanmamış olmalı.Ayrıca yazıyı bana gönderdikten sonra tüm kullanım hakları bana geçtiğinden benden sonra da başka bir yerde yayınlamamalısınız.
5 Dakikada Yazdığınız Yazıları Göndermeyin
Kimseyi zorlamamak için karakter veya kelime sınırı belirtmiyorum ama bu, hiç özenmeden, kısa ve düzensiz yazıları kabul ettiğim anlamına gelmiyor.Diğer yazılarıma bir göz attığınızda ortalama hangi uzunluklarda ve ne şekilde yazdığımı görebilirsiniz.Ayrıca referans olması açısından yayınladığım diğer misafir yazıları da inceleyebilirsiniz.
Hayır Cevabına Hazırlıklı Olun
Birebir sohbet ettiğim arkadaşlar bilirler, insanları kırmaktan çok korkarım.Ama bu gönderilen her yazıyı kabul edeceğim annlamına gelmiyor.Okuyucularıma bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kaliteli içerik sunmak istiyorum.Bunun için yazısının kalitesini yeterli görmeyerek yayınlamadığım kişiler lütfen ısrarcı olmasınlar ve neden sorusunu sormasınlar.
Misafir Yazılarınızı Bekliyorum
Bu yazıda yaptığım hatırlatmaları dikkate alarak yazacağınız misafir yazılarınızı bloghocam@gmail.com adresine bekliyorum.Size neler kazandırdığını gördükten sonra misafir blogcu olmak bir alışkanlık haline gelecektir.Bundan eminim.
30 Mayıs 2012 Çarşamba
Blog Hocam’a Misafir Olmanın Faydaları
Misafir Blogculuk ( Konuk Yazarlık ) kavramı ile ilgili çok yazı yazdım ve yazmaya da devam ediyorum.Hatta daha çok blogcuya ulaşması için belli başlı bilgileri Pdf formatında hazırladığım E-kitap’ta topladım.Tek amacım dünyadaki blogcular arasında çok yaygın olan bu olguyu ulaşabildiğim tüm blogculara yaymak.
Aslında bu konuyla ilgli yazdığım ilk yazılarıma neredeyse hiç reaksiyon almamıştım.İnsanlar benden misafir olmamı istiyorlar ancak kendileri başka bloglara misafir olmaktan kaçınıyorlardı.Zamanla insanların kafasına yatmaya başlamış olsa gerek ki bloguma yayınladığım misafir yazıların sayısı 9’a çıktı.
Türk blogcular arasında yaygın olan düşünce şu: “Kendi blogum duruken, yazımı neden başka bir blogda yayınlayayım?”. Şimdi bu soruya ve “Blog Hocam’a neden misafir olayım?” diye soranlara cevaben bir örnek vermek istiyorum.
Örnek olarak bloguma Yeni Blogcular Tarafından Yapılmaması Gereken 10 Şey ve Alexa Değerini Düşürmede Blog Yorumlamanın Etkisi başlıklı 2 adet makaleyle misafir olan Ehl-i Blog’u vereceğim.
Bildiğiniz gibi misafir yazı yazdığınızda yazının bir köşesine kendnizi tanıtabileceğiniz 1-2 cümle ve blogunuzun linkini yazarsınız.Ehl-i Blog’da blogum için yazdığı yazıların altına yazıyı kendisinin yazdığını belirtem bir cümle yazarak kendi bloguna link verdi.Peki bu işe yaradı mı?
Görmüş olduğunuz resim Ehl-i Blog’un Analytics raporlarına ait.Kendisinden rica ettim, o da sağolsun kırmayıp ekran görüntüsünü aldı ve bana gönderdi.Resimde de gördüğünüz gibi Ehl-i Blog bana yazdığı 2 adet yazı sayesinde Blog Hocam okuyucuları tarafından 678 kez ziyaret edilmiş.Sanırım bu resim Blog Hocam’a misafir olanların ziyaretçi trafiğindeki artışın ispatıdır.
Blog Hocam’a misafir olmanın faydaları sadece trafik sağlamakla bitmiyor.Ehl-i Blog’un yazdığı yazılardan birine 12, birine de 29 yorum yapılmış.Bu sayede okuyucularla etkileşime geçip sosyal çevresini genişletmesine de yardımcı olmuştur yazdığı yazılar.
Ehl-i Blog, Blog Hocam’a yazdığı yazılar sayesinde PageRank’i 4 ve Alexa değeri 140.000 civarında olan bir blogdan çok değerli bir dofollow backlink kazanmıştır. [ Değerleri Kontrol Et ]
Blog Hocam’a misafir olmanın faydalarını kanıtlarıyla gördünüz.Önümüzdeki günlerde dğer misafir yazarların da nasıl fayda sağladıklarını gösteren ekran görüntülerini paylaşacağım.
Blog Hocam, kurallara uygun yazılan her yazıya açıktır.Siz de Ehl-i Blog ve diğer misafir yazarlar gibi Blog Hocam’a misafr olmak ve blogunuza değer katmak istiyorsanız dkikkat edilmesi gerekenleri okuyun, yazınızı yazın ve bloghocam@gmail.com adresine gönderin.
11 Mayıs 2012 Cuma
Son Zamalarda Blogda Yaptığım Değişiklikler-4
Blogda yaptığım 4. değişiklik serisi ile ilgili bir bilgilendirme yapmak istiyorum.Daha önce yapyığım 1. 2. ve 3. değişiklik serilerinde sizlerden olumlu tepkiler almıştım.Yaptığım değişiklikler genelde beğenilmişti.Bakalım bu son değişiklik serisini de beğenecekmisiniz?
1. Misafir Yazılarım
Bildiğiniz gibi zaman buldukça diğer bloglara misafir olarak onlar için yazılar yazmayı seviyorum.Bu sayede hem yeni blogcularla tanışıyor hem de blogumun trafiğini arttırma fırsatı buluyorum.Emek harcayarak yazdığım bu yazıların okunması benim için çok önemli.Bu yüzden kenar çubuğunda bunları listeliyorum.Bu listenin daha çok dikkat çekmesi için CSS kullanarak biraz stil kattım.Umarım sizi rahatsız etmiyordur.
2. Google+ Ve Linkedin Paylaş Butonu
Google+’ın resmi paylaş butonunu nasıl ekleyeceğinizi bir yazıyla duyurmuştum ancak üşengeçlikten bir türlü kendi bloguma ekleyememiştim.Sonunda sosyal paylaşım butonlarının yer aldığı kutuya Google+ Paylaş butonunu ve ben kullanmasam da çok sayıda kullanıcısı olan Linkedin Paylaş butonunu da ekledim.Google+ ve Linkedin hesabı olanlar bu butonlar sayesinde Blog Hocam’daki yazıları sayfalarında takipçileriyle kolayca paylaşabilirler.
3. Takip Et Butonları
Takip et butonları eklemeyi uzun zamandır düşünüyordum ancak nereye ve ne şekilde ekleyeceğime bir türlü karar veremiyordum.Önce sayfayla birlikte hareket edecek şekilde
kullanmayı düşündüm ancak sonunda bu haline karar verdim.Kullandığım ikonları Google görsel aramadan buldum.CSS ile şeffaflık efekti verdim.Üzerine gelindiğine ise normal renklerine dönüyor.
Söz Sizde
Bu değişikliklerle ilgili görüşlerinizi merakla bekliyorum.Daha önce belirttiğim gibi tavsiye ve eleştirilerinizi dikkate alıyorum.Bundan sonraki değişiklikler görsellikten çok kullanılabilirliği arttırmaya yönelik olacağından yorumlarnız benim için çok önemli.
14 Nisan 2012 Cumartesi
Son Zamanlarda Blogda Yaptığım Değişiklikler-3
Daha önce blogda yaptığım değişikliklerden şurada ve şurada bahsetmiştim.Son zamanlarda üçüncü bir seri değişklik daha yaptım.Kısaca bunlardan bahsetmek istiyorum.
1. Click Box
Bir süredir Click Box adını verdiğim, içerisinde Facebook, Twitter ve +1 butonlarını bulunan widgetı değiştirmeyi düşünüyordum ancak nasıl bir tasarım olacağı konusunda kararsızdım.Bloglar arası bir gezinti yaparken http://www.yazar.gen.tr/ adresinde ki bloga rastladım ve orada gördüğüm tasarım çok hoşuma gitti.Küçük değişiklikler yaparak Click Box’ı güncelledim.
2. E-Posta Abonelik Formu
E-posta abonelik formu bence kenar çubuğunda ki en önemli öğelerden.Blogunuzu takip etmek isteyenler için en kolay ve en cazip seçenek e-posta aboneliği olduğu için bu formun tasarımına özen göstermelisiniz.Blog Hocam’ın kenar çubuğundaki öğelerin sayısı arttıkça kullandığım e-posta abonelik formu eskisi kadar dikkat çekmemeye başlamıştı.Ben de küçük bir değişiklik yaparak daha dikkat çekici bir görünüm kazandırmak istedim.Başarılı oldum sanırım.
3. Yeni Rozeti
Ana sayfada gördüğünüz ve en son yayınlanan yazının sağ üst köşesinde ki yeni rozetini şu ana kadar başka bir blogda görmediğim için ( mutlaka vardır da ben henüz denk gelmedim ) çok seviyorum.Bu rozet sadece ana sayfada en son yazının köşesinde gözüküyor.
Söz Sizde
Yaptığım bu değişklikler hakkında ki fikirlerinizi merak ediyorum.Yorum bölümünden benimle paylaşırsanız sevinirim.Aklıma yeni bir fikir geldiğinde veya başka bir blogda gördüğüm bir özellikten etkilendiğimde yenilikler yapmaya devam edeceğim.Şimdilik bu kadar.
20 Mart 2012 Salı
Son Zamanlarda Blogda Yaptığım Değişiklikler-2
Artık blog temasını tamamen değiştirmek yerine ara sıra yapacağım ufak değişikliklerle görünümü ve kullanımı geliştirmeye karar verdim.Bu doğrultuda bazı küçük değişiklikler yapmıştım.Gelen tepkilere ve performansa göre değişikliklerin devam edeceğini söylemiştim ve ikinci bir düzenleme daha yaptım.
1. Manşet
Sanırım en göze çarpan değişiklik manşette oldu.Bu temaya ilk yaptığımda çok hevesliydim bu manşeti kullanmak için ancak blogu çok yavaşlatıyordu.Gittikçe soğudum bu slide manşetten ve sonunda değiştirdim.Jquery ile yapılmış eski slayt manşetin yerine kendi yaptığım ve sadece CSS ile HTML kullandığım bu sabit manşeti koydum.JavaScript ve Jquery kullanmadığım için daha hızlı olan bu mannşete her ay eski yazılardan birini koyacağım.Önceliğim tabiki misafir yazılarda olacak.
2. Logo
Kullandığım eski logoyu sadece 15 dakikada gelişigüzel bir şekilde oluşturduğum için hiç beğenmiyordum.Blog Hocam’ın konsepti gereği öyle çok dikkat çekici, göz alıcı logolar yapamayacağımın farkındaydım ancak en azından temayla daha uygun bir logo yapabilirim diye düşünüyordum.Sonunda renkleri ve fontu temaya daha uygun bir logo hazırlayarak headera yerleştirdim.Umarım beğenmişsinizdir.
3. Sosyal Paylaşım Butonları
Daha önce kullandığım sosyal paylaşım butonlarında zaman zaman sorun yaşanıyordu.Bunun nedeni Facebook, Twitter ve Google’ın buton kodlarını güncellemeleri ancak benim bu güncellemeye ayak uyduramamış olmamdı.Sonunda bu butonların kodlarını yeniledim daha dikkat çekici olması için turuncu renkli bir çerçeve içerisine aldım.
Yorumlarınız benim için önemli
Tepkilerinize, teknolojideki gelişmelere, trendlere ve ruh halime göre değişikliklerin devam edeceğini söyleyebilirim.Umarım bu değişiklikleri beğenmisinizdir.Yorumlarınızla bana fikir verirseniz çok memnun olurum.
2 Mart 2012 Cuma
Blog Hocam Nokia Uygulaması Nokia Mağazasında !
Bir kaç gün önce Twitter, Facebook ve Google+’ta Blog Hocam Nokia uygulamasının yakında Nokia mağazasında yerini alacağını duyurmuştum.Uygulamayı oluşturup Nokia yetkililerine gönderdikten sonra 3 günlük onay süreci tamamlandı ve Blog Hocam Nokia uygulamasının Nokia mağazısında listelenmeye başlandığına dair beklediğim maili aldım.
Blog Hocam Nokia Uygulaması Ne İşe Yarar?
Blog Hocam Nokia uygulamasını Nokia telefonunuza ücretsiz indirerek canınız sıkıldığında ve cep telefonunuzla oyalanmak istediğinizde bu uygulama sayesinde Blog Hocam’da yayınlanan son 20 yazıyı okuyabilirsiniz.
Blog Hocam Nokia Uygulaması Hakkında
- Uygulama İsmi: Blog Hocam
- Gönderen: Serdar Kara
- Açıklama: Blog yazarlığı, Blogger, SEO, Sosyal Medya ve Dijital Pazarlama hakkında bilgilere ulaşabileceğiniz ücretsiz uygulama.
- Kategori: Sosyal iletişim ağları
- Boyut: 0,28 MB
Blog Hocam Nokia Uygulamasını Nereden İndirebilirim?
1. Nokia telefonunuzdaki menüde bulunan Nokia Mağazası’nı açtıktan sonra Uygulamalar bölümünde Blog Hocam diye arama yaparsanız Blog Hocam uygulaması karşınıza çıkacaktır.
2. Eğer bir Nokia hesabınız varsa Nokia Online mağazasından Blog Hocam uygulama sayfasına giderek Blog Hocam uygulamasını yükleyebilir, derecelendirebilir ve yorum yazabilirsiniz.
Sizde Blogunuz İçin Bir Nokia Uygulaması Oluşturun
Blog Hocam Nokia uygulamasını nasıl oluşturduğumu merak edenler mutlaka vardır.Blogunuz için bir Nokia uygulaması oluşturmak aslında çok basit.Nokia’nın resmi uygulama oluşturma sihirbazı sayesinde kolayca blogunuz için bir Nokia uygulaması oluşturabiliyorsunuz.
22 Şubat 2012 Çarşamba
Blog Hocam 1 Yaşında
Tam 1 yıl önce bugün, 22 Şubat 2011 tarihinde yazmışım ilk yazımı.Blog Hocam’ı oluşturduğumda amacım bildiklerimi yazarak insanlara yardımcı olmak, yazarken de keyif almaktı.Geçen 1 yıla baktığımda bunu büyük ölçüde başardığımı anıyorum.
Blog Hocam mceram aslında çok iyi başlamıştı.Yazmaya başlayalı henüz 1 hafta olmadan yeni üye olduğum Yazar Kafe’de günün sitesi seçilmem blogumun promosyonuna müthiş katkı sağlamış ve günde 10-15 olan ziyaretçi sayım 100’’lere ulaşmıştı.
Tam herşey yolunda gidiyor derken Blogger’a erişimin yasaklanması ile henüz yeni oluşturmaya başladığım okuyucu kitlemi tamamen kaybetmiştim.Yılmadım, yazmaya devam ettim.Arama motoru optimizasyonu çalışmalarına ağırlık vererek önce ziyaretçi kazanmaya sonra da kaliteli içeriğimle onları daimi okuyucuya çevirmeye çalıştım.Peki başarılı oldum mu?
Aylık ziyaretçi sayım 600’lerden 10.000’lere çıktı, RSS abone sayım bir elin parmaklarını geçmezken 360’lara çıktı. 0’dan sadece Blog Hocam için oluşturduğum Facebook sayfam 200’den fazla hayran sayısına, Twitter hesabım ise 90’dan fazla takipçi sayısına ulaşırken, Google Friend Connect aracılığıyla Blog Hocam 290’ın üzerinde izleyici sayısına ulaştı.Henüz yeni bir sosyal ağ olmasına rağmen Google+ sayfamı 20’den fazla kişi çevrelerine eklerken, kişisel Google+ hesabımı 130’dan fazla kişi çevrelerine ekledi.
Tüm bunların ötesinde; okuyuculardan aldığım olumlu tepkiler, gelen güzel yorumlar, hakkımda yazılan övgü dolu yazılar, saygı çerçevesinde kurulan arkadaşlıklar ve sohbetler….İşte bunların değerini ölçmeye hiç bir sayı yetmez.
Bu vesileyle tüm okuyucularıma bir kez daha sonsuz teşekkür ediyorum.İyi ki varsınız.
13 Şubat 2012 Pazartesi
Son Zamanlarda Blogda Yaptığım Değişiklikler
Son günlerde Blog Hocam’ın temasında ufak tefek değişiklikler yapıyorum.Amacım hem daha şık bir görünüme kavuşmak , hem de blogu daha kullanışlı bir hale getirmek.Yaptığım bazı değişikliklerden bahsedip, fikirlerinizi almak istiyorum.Amacıma ne kadar ulaşmışım görmek istiyorum.İşte son zamanlarda temada yaptığım değişiklikler…
1.Twitter Akışı
Aslındabu temayı ilk tasarlamaya başladığımda manşetin üstünde ki bu turuncu şeride menü yerleştirmeyi düşünmüştüm.Sonra memüyü sayfanın en üstüne koymaya karar verince bu turuncu şerit boş kalmıştı.Ne koysam da oraya bir hareket katsam diye düşünürken, bir süredir takipçisi olduğum ve Blogger konusunda ki en başarılı bloglardan biri olan bloggermodifiye.com’un Twitter akışınıza hareket katın başlıklı yazısı ile karşılaştım ve bir kaç ufak değişiklikten sona turuncu şerite Twitter akışını yerleştirdim.
2. Yazı Başlıkları
Yazı başlıkları önceden düz siyah renkteydi.Yaptığım küçük bir değişiklik ile yine siyah olan yazı başlıklarına gri gölge efekti verdim.Daha şık göründüğünü düşünüyorum.Bu değişikliğin ilham kaynağı ise en şık tasarlanmış Blogger alt yapısına sahip bloglardan biri olan kelimelerbenim.com sitesi.
3. “Devamını Oku” Bağlantısı
Bildiğiniz gibi blogun ana sayfasında yazıların tamamını göstermek yerine devamını oku bağlantısı kullanarak, yazıların belli bir bölümünü gösteriyorum.Önceden yazıların sağ alt köşesinde kullandığım “Devamını Oku” bağlantısını gri bir kutu içerisinde ve yeşil renkte gösteriyordum.Temaya daha uygun olacağını düşündüğüm için o kutunun rengini turuncu, bağlantının rengini ise siyah yaptım.Artık eskisi kadar gözüme batmıyor :)
4. Yazar Yorumları
Yorum bölümünde kendi yaptığım yorumların daha belirgin olması için yazar yorumlarını bir çerçeve içinde göstermeye başladım.
Söz Sizde:
Bu değişikliklerle ilgili olumlu, olumsuz yorumlarınızı merak ediyorum.Paylaşırsanız sevinirim.Ayrıca başka ne gibi değişiklikler yapabileceğim konusunda bir fikriniz varsa yazabilirsiniz.